TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KONMUŞ
Önceki gün Muğla Türk Tv'de, kıymetli Serdar Hocamızla yaptığımız program vesilesi ile arayan, mesaj yollayan bütün dostlarımıza kalbî teşekkürlerimi sunuyorum. Dile getirmemizi istedikleri konuları not ettik. İnşallah bundan sonraki programlarda yeri ve zamanı geldikçe konuşuruz...

AK Parti Muğla Milletvekilleri dün görkemli bir basın toplantısı düzenlediler.
Seçildikleri günden bu yana Muğla için yaptıklarının adeta bir hesabı niteliğindeydi bu toplantı.
Bugüne kadar AK Parti Milletvekilleri ne iş yapıyor diyenlere de aslında " ÇOK GEÇ KALINMIŞ BİR CEVAP" desek yeridir.
Toplantı MSKÜ deydi.
Birlik ve beraberliğin özellikle yerel seçim süreci ile tamamen ortadan kalktığını varsaydığımızda, bu basın toplantısı adeta yeniden birlik mesajı da verdi. Bu açıdan baktığımızda hakikaten ilk meyve buydu demek isterim.
Toplantı basın toplantısı.
AK Parti Muğla Milletvekillerinin bu gününde yanında olmak isteyenler o salonda yerini aldı. Belediye Başkanlarından, il başkanına, bazı ilçe başkanlarına, yerel medyaya kadar...
İnşallah bu tablo daimi olur. Geçirilen kapkara bir yılın ardından bu tablodan hoşnut olmayanlar var mıdır derseniz, bence illaki vardır. Hatta bu salonda bile olduklarını düşünmüyor değilim.
Bu tablo bozulmadığı, hatta daha da büyümeye başladığı anda, Muğla Kalesi mutlaka fethedilir. Yeter ki, doğru adımlar, doğru insanlar ve doğru hamleler olsun.

Yeni İl Başkanı Cengizhan Güngör'ün birlik ve beraberlik vurgusu çok önemli idi. Cengizhan Güngör, Muğla için geç kalınmadığının, aradaki farkın samimiyetle sarfedilecek bir eforla atılacak deparla kapanacağı izlenimi verdi bana. Elbette bunu söylerken yürütmenin hala yapılmadığını gözden kaçırmış değilim. Arkasında çok ciddi bir akıl ekibi olduğunda bu mümkün olur inşallah.
İkinci konuşmacı Yakup Otgöz'ün açıklamaları ise hayati öneme haizdi. Ülkemizin terör belasından kurtulması ile birlikte, terörle mücadelede giden 50 milyar doların artık bundan böyle milletimiz için harcanmaya başlayacağını, bunun da daha fazla yatırım, daha fazla proje üretmek anlamına geldiğini vurguladı.
Benim için önemli olan asıl cümleyi Yakup Otgöz söyledi;
Kim ne derse desin; AK Parti Birinci Partidir.

AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete yapılan faaliyetleri birer birer ele alarak yaptı sunumunu.
Lakin söylediği bir şey mühimdi.
Tam 2.5 yıldan beri geceli - gündüzlü koşturarak, çıkartılmaya çalışılan bu yatırımları, bir kaç dakikada ne kadar da basit anlatabildiğini...
Her bir projenin, programın, planın arkasında, ilgili kurumlara onlarca kere giderek bu işlere imza atıldığını...
Bunları söyledikten sonra...
Hem Milletvekilleri olarak, hem de teşkilat olarak yapılanları Millete anlatmakta sınıfta kaldıklarını da söyledi.
Siz icraatları, projeleri hayata geçirdiğiniz halde, bunları çok doğal olarak propagandasını yapmadığınız zaman doğal olarak muhalefetin ve muhaliflerin ekmeğine yağ sürmüş olursunuz. Muhalefet " biz iktidar partisinden olmadığımız için hiçbir yatırım yapılmıyor" diye algı yaparken, muhalifler de " milletvekilleri hiçbir iş yapmıyod" diyerek çalışırlar.
Geç de olsa, bu kapsamlı ve detaylı, aynı zamanda mükellef bir şekilde hazırlanmış olan toplantı son olmamalı. Son olmalı bir yana, çok da uzun bekleme yapılmamalı derim. Mesela her 6 ayda bir bu şekilde kapsamlı toplantıların yapılması bence çok verimli olacaktır.
Bu sadece Sayın Milletvekilleri için geçerli olmamalı. Özellikle çok büyük bir enkaz devralan, meselelerinden ziyade, sorumlulukları dağ gibi önünde duran İl Başkanı da, üçer aylık basın bilgilendirme ve değerlendirme toplantısı mutlaka yapmalı.
Hatta bir adım ötesi, Muğla'da iki gerdanlık gibi kalan Kavaklıdere ve Seydikemer Belediyeleri de bunu geleneksel hale getirmeli diye düşünüyorum. Benimki bir fikir sadece. Yaparlar-yapmazlar kendileri bilir. Lakin bizim ihtiyacımız yok demekten ziyade, milletin duymaya, bilmeye, bunun neticesinde de diğer ilçelere bir şekilde baskın mesajlar verilmeye bu Partinin Muğla'da çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum.
Kadem Mete'nin gerekçeler ve dipnotlarla zenginleştirilmiş sunumunda bana göre bazı eksikler de vardı.
Mesela Bodrum Ortakent / Yalıkavak yolu, mesela Milas / Yatağan arası bölünmüş yol çalışmaları, mesela Bodrum Gümrük Müdürlüğü inşaatı, Bodrum/Turgutreis Sahil Güvenlik İnşaatı gibi, Seydikemer'den Bodrum'a kadar yüzlerce faaliyetler de Devletimiz tarafından milletin huzuru ve refahı için yapılan işler. Hatta Sayın Vekilin spontane olarak bahsettiği hem kurumlar hem de belediyelere hibe yoluyla kazandırılan araçlar, ekipmanlar, makineler..
Bunların hepsinin, ciddi bir çalışma yapılarak en geç OCAK içerisine kadar bir kitap haline getirilse ne güzel olur değil mi?
Yakup Vekil de, Kadem Vekil de unuttular galiba bilmiyorum. İki de bir bahsi geçen Fethiye’de bir tekne çekek yerinden bahsediliyordu. Ne başını, ne de sonunu, hatta sonucunu kimsenin bir türlü anlamadığı, ancak ası üzerinden iki de bir piar toplanmaya çalışılan o şeyin ne olduğuna değinilmedi. Bence bunun atlanmaması gerekirdi.
Kadem Mete'nin yaptığı sunumda bahsettiği çok önemli bir proje vardı. İşin doğrusunu isterseniz, bana göre bütün Muğla'nın, sağcı-solcu demeden bu projeye sahiplenmesi gerekir diye düşünüyorum; Dalaman Golf Resort Projesi.
Bu proje elbette birkaç cümlelik bir proje değil. Bu güne kadar Turizmin çeşitliliğinden bahsededuran bizler, bu kadar muazzam bir projenin hayata geçmesi için ses vermemiz gerekir.
Turizm denince akla gelen " deniz, kum, güneş" tabusunu kökten yıkacak bir proje bence.
Yeni trend olabilir.
Adı da;
Deniz, kum, güneş, ulaşım, golf...

Ben tam son soruyu sormaya hazırlanmıştım ki, karşıdan İl Başkanı benden önce davranarak Sayın Vekilin çorbasının soğuduğunu söylemesi ile sorumu sormadım. İl Başkanı Kardeşim benim soru sormamı engellemek için araya girmiş olamaz herhalde. Latife edelim biraz da :)
Buradan sorarım ben de.
Sayın Vekil, Dalaman Golf Resort sahasının büyüklüğü ne kadardır bilmiyorum ama, 4-5 adet beş yıldızlı otel yapılabilecek bir alandan bahsediyorsak, ultra milyoner oyunu olan golfü de eklediğimizde, bu bölgenin yıllık cirosu 1.5 milyar doları bulacak muazzam bir projeden bahsediyor olmalısınız. Böyle bir sahada, 6000 yeni iş istihdamından, minimum 100 hususi lüx gezinti projesinden, minimum 500 tesis içi, bir o kadarda kompleks dışı yeni işletmeden bahsediyorsak, bu projenin ulusal manadaki değeri, ayçiçek tarlasına heba edilmemeli diye düşünüyorum. Aslında bu proje için bile bir program tertip etmek bence çok faydalı olmaz mı?
İkinci sorum;
Kılı kırk yararak, Muğla’ya bunca eserleri kazandırmanız, belki de dile getirilmeyen, pahada hafif ama yerinde muhkem daha nice eserler..
Bizim de bir ricamız olsun her iki Sayın Vekilden.
Malumunuz Bodrum Kalesi içinde bir Cami var. Kanuni Sultan Süleyman'ın KILIÇ HAKKI olan Emaneti. Bu Camimiz malesef kapalı. Restorsayonu ve minaresi, onca tamtama, karşı çıkmalara rağmen Sayın İsmail Kahraman tarafından yapılmıştı. Lakin bir türlü tamama ermedi. Bodrumlular bu boynu bükük Caminin bir an evvel hizmete açılmasını ister. Böylece Sultan Kanuni'nin de ruhu şâd olsun isterler.
Ne dersiniz Sayın Vekillerimiz; Fetih Camii müjdesini sizden alsak olur mu?
#SöylerimGeçerim

