İran'ı Yazacağım

 İran'ı Yazacağım

 

İlk gittiğimde bir Cuma gecesi saat üçte indi uçak Tahran Mehrabat Havalimanına.

Azadi Hotel. Şah zamanında Hilton. 20 nci kattayım. Bir uyandım. Dışarıdan öyle bir uğultu geliyor ki camlar titriyor. 

İran'da Cuma Namazları her Camide kılınmıyor. Belli yerlerde kılınıyor. Tahran'da ise Tahran Üniversitesinin olduğu yerde kılınıyor.

Yüzbinlerce insan hep bir ağızdan "Merkber Amrika, Merkber İsrail, Merkber İngiliz" diye bağırıyor.

Büyükçe bir iş makinesi gelmiş. Bomunu en yükseğe çekmiş. Ucunda biri idam edilmiş.

İran'a ilk gittiğim 1996 da gördüğüm ilk manzara.

Lobiye indim, Azeri görevliye sordum ne oluyor diye.

İdam edilen bir taksi şoförü. Tam 13 kadını kaçırmış, tecavüz etmiş, 12 sini parçalarayak öldürmüş. 13 ncüyü öldü diye bırakıp kaçmış. Ölmemiş. İyileşince taksiciyi teşhis etmiş. Yıllarca süren dava sonunda taksici idama mahkûm edilmiş. Tabi bu arada her ölenin idam mı yoksa fidye mi diye sorulmuş. Bu yıllar almış. Netice değişmesine karar uygulanmış

Düşünsenize; Türkiye'de hergün boyalı basının Hedefinde olan bir ülkeye gidiyorsunuz. İlk gördüğünüz manzara bu.

Bu idam bir yıl sonra yer aldı bizim boyalı basında. Simavinin Hürriyeti, Aydın Doğanın Milliyeti bir yıl sonra, sanki dün olmuş gibi verdiler haberi. Başlık; İran'da bir masumun daha canına kıydılar !!!

 

Defalarca gittim İran'a. Tebriz, Tahran, Rafsancan, İsfahan, Gülistan, Horasan... 

İsfahan bambaşka bir şehir..

 

İran'a gittiğim için 30 küsür yıldan beri gecekondu devleti işgalci katil sürüleri bana vize vermiyorlar biliyor musunuz?

 

Caferilik İran'ın resmi mezhebi.

Bütün Camilerinde Humeyni posteri asılı kıblede. Tebriz'in en büyük Camilerinden birine akşam namazı için gittik Azeri Kardeşimle. Ben buradan Namaz kılamam dedim posteri göstererek. O da İmama söyledi. İmam gülümseyerek yanıma geldi. Köşeye doğru götürdü. Büyük büyük yapılmış seperatörleri göstererek burada kılabilirsin dedi. Aynı şeyi hemen hemen bütün Camilerde rastladım.

 

İran'da eğer mevzu Vatan ise, kimse mezhep demez. Kimse ırk demez. Bir dakikada birlik oluverirler. Yine İran'a gittiğim zamanlarda bunu yakınen gördüm. İran Milli Takımı maçında genç, yaşlı, Muhafazakarı, laiği hep beraber İran için slogan atıyorlardı.

 

Kelime-i Şehadet aynı. Peygamber aynı. Kur'an aynı. Zerre fark yok. Namazda eller bağlanmıyor sadece. Ama bu birçok mezhepte var olan bir uygulama.

 

İran ile olan sınırımız tam 387 sene evvelden beri aynı. O anlaşmayı yapan ülkeler Osmanlı İmparatorluğu ve Safevi Devleti. Ülkeler yok ama anlaşma hala var.

Safevi veya İran, Osmanlı paramparça edilirken hiç iştah kabartıp, biz de pay alalım falan dememiş yani. Aç gözlü Avrupa her tarafı ele geçirirken İran bu anlaşmaya sadık kalmış.

 

Yıllardan beri İran'ı rejim ihraç etmekle, mezhep ihraç etmekle itham eder dururlar. İran nereye rejim ihraç etmiş bunu bir türlü söylemezler. 

Efendim İran Lübnan'daki Şii'lere...

Efendim İran Hizbullah'a...

Efendim İran Yemen'e...

Efendim İran Suriye’ye...

 

Yardım ediyormuş.

Etmesin miydi?

Ruslar Ruslara, Amerika Amerikalılara, Katolikler Katoliklere, Çinliler Çinlilere, Türkler Türkler'e edebilir, ama İran edemez mi?

Hala aynı kafada olanlar var malesef. Şii, ya da Caferi Camiileri açıldı da bir mi bilmiyoruz. Şii/Caferi misyonerler her apartmanda kol geziyor da biz mi duymadık? Nasıl bir rejim ihracından bahsettiklerini hiç dile getirmeden basarlar algıyı.

İran'ı sevmek zorunda değil kimse. Rejimini beğenmek zorunda da değil. Nitekim onlar da bize bayılıyor zannetmesin hiç kimse. Ama bu siyasi bir durum. Buna karar verecek olan halktır. İran halkı nasıl 1974’da karar verdiyse bugün de başka bir karar verebilir.

Bu, ne Rusya'yı, ne İngilizi, ne de haydut Trumpu ilgilendirir.

İran rejimini sevmiyoruz diye, haydut Trumpun alçakça despotluklarına olur diyecek kadar gözümüz dönmüş olamaz ki.

 

İran halkı ayaklandı. Sebep tamamen ekonomik.

Bir ülke düşünün; parası var, petrolü var, doğalgazı var, yetişmiş insan gücü var ama bir toplu iğne dahi alamıyor. Halkına, elinde hiç kimsede olmayan zenginliklerden pay ayıramıyor. Neden; çünkü üç-beş işgalci, sömürgeci hırsız ambargo uyguladığı için.

Sonra dönüp diyorlar ki İran halkı yoksulluktan bıktı. Ekonomik olarak bitti. İyi de sorumlusu kim? Amerika değil, Avrupa değil, katil israil değil...Kim? Hamaney.

 

Şu söze bakar mısınız?

180 vilayette provalatörler her yeri talan ediyor, yakıp-yıkıyor, aç gözlü Trump binlerce km. öteden bağırıyor; provakatörlere dokunma!

Dünyanın birkaç karaktersiz hırsızın elinde oyuncak olduğunu görmek ne acı.

Bunların elbette bir neticesi olur. Trump ve Abd kendi sonunu, kendi elleri ile getiriyor.

 

Varsayalım İran rejimi devrildi. Yarın kukla rejim işbaşına geldi. Türkiye için ne değişecek? Rejim ithalatı bitecek öyle mi? İran bize beleş petrol mü verecek? Ne kazanacak mesela Türkiye?

Suudi Arabistan’da milyonlarca insan AÇ biliyor musunuz? Suudi Arabistan’ı öyle Cidde, Riyad, Mekke ve Medine'den ibaret zannetmeyin. Milyonlarca insan dam evlerde yaşıyor hala. Develerle kilometrelerce uzaktan su taşıyorlar. Baskı ve tahakküm ise çıldırtacak kadar fazla. Bir Sünni Alim kalkıp bir kitap bile yazamaz. Vahhabiliğe aykırı derler. O alimin başına ne gelir artık insanlarına kalmıştır.

Ya Birleşik Arap Emirlikleri? Kuveyt? Buraları tam anlamıyla baskının dibini gören yerler. Ama TV.lere bakarsanız her yer lüks içinde. O öyle değil işte. Gösterilenler, aysbergin su üstü. Altını görme şansı kimsede yok. Turist olarak bile bu ülkelerde her yere gidemezsiniz.

Yolda yürürken iki istihbarat elemanı kolunuza girer ve bilinmeyen bir yere alıp götürürler. Günlerce sizden hiç kimse haber alamaz. Müracaat etseniz de fark etmez. Gizli operasyon olur adı.

Daha bir kaç ay evvel bir Türk Vatandaşı kardeşinizin başına geldi bu olay. Hem de Doha'da. Markete diye çıkıyor evden. Dönüş yok. Eşi ertesi günü polis merkezine gidiyor eşim yok diye. Dilekçeyi işleme bile koymuyorlar. 6-7 gün sonra bizim haberimiz oldu. Gerekli makamlara ulaştık. Günün sonunda ZOR da olsa bilgi verdiler; Zanlı iyi, bir soruşturmadan dolayı gözaltında. İstihbarat servisinde. Hayatta!!

Ne demek istediğimi anladınız herhalde.

Ama.

Amerika için Suudi Halkı, Kuveyt Halkı diye birşey var mı?

Hayır.

Olmaz.

Olamaz.

Haydut Trump için bugün düşman olan Hamaney yarın Abd şirketlerini İrana davet etse, bir sonraki gün Trump Hamaneyi Beyaz Sarayın kapısında törenle karşılar. İlk sözü şu olur; çok iyi anlaşıyoruz !!

 

Oyunu görme vakti geçiyor.

Bizim ülkemizin adı Türkiye.

Aşağıda Suriye ve Irak.

Doğuda İran.

Batıda Yunan.

Neden hep bizim etrafımızda kaos var, savaş var, zulüm var?

Bu ülkelerin halkları asla Amerikayı ilgilendirmiyor. Tek ilgilendiği petrol, doğalgaz, altın vs.

En büyük işbirlikçi kim?

Elbette katil gecekondu devleti İsrail.

Çünkü en fazla israilin işine geliyor.

İsrail bu yangından en fazla mal kaçırma derdinde..

Ne kadar kaos, o kadar arz-ı mev'ud toprağı demek.

Adım adım...

 

Biz hala Mollalar rejim ihraç ediyor, yıkılsın diye günlük mesaj limiti dolduradururken, İran'dan sonraki yegane hedefin Türkiye olduğu gerçeğini gözden kaçırmış oluruz..

 

Bugün İran'ın başına örülmeye çalışılan çorabın aynısı yarın başımıza geçirilmeyeceğinin garantisi yok. Bunun altyapısını siyonist şebeke her alanda lime lime dokuyor. İnsan hakları diyor, mahkemeler diyor, İHA, SİHA, S400 diyor, diyor da diyor. İran'dan sonra Türkiye için o kadar çok bahaneleri var ki. İran bu kaosu inşallah ders alarak atlatır. Halkın isteklerine cevap verir. Zaten halkın kahir ekserisinin rejim ile bir derdi yok. Mesele tamamen ekonomik. Bunun da üstesinden gelmesi gerekir.

 

Hayatında bir kere kıbleye dönmeyenlerin şimdi İran'a rejim-mezhep ihraç ediyor diye yaftalamaya kalkmaları ise ayrı bir tez konusu olmalıdır.

 

Hatırlayın; bu ülkede, İran ile Türkiye savaşa girerse İran'ın yanında olurum diyenleri.

Aynı odaklar bugün Abd+İsrail/İran savaşında Abd+israilin yanında saf tuttular çoktan.

 

Aynı odaklar, hiç Türkiye ile İsrail savaşa girerse Türkiye'nin yanında olurum dedi mi?

 

Olay İran'daki rejim olayı değildir. Olay; Arz-ı Mev'ud, yeraltı zenginlikleri ve küresel işgaldir.

 

Çok açık bir şekilde yazmam gerekirse; İran / İsrail veya Abd / İran arasındaki bir savaşta tarafım kesinlikle İran'dır.

Vesselam.

 

#SöylerimGeçerim