Zafer Zafer Üstüne Gelen Bir Yenilgi

Yayınlanma : 04 Ekim 2026 11:24

(Bu Yazıyı, 24 EKİM 2024 tarihinde yazdım.)

EY GÜÇ!

SEN HAKKI YENEBİLİR MİSİN?

 

En ahlaksız kişilik; GÜCÜ görünce kendisini pekala satabilen kişiliktir.

Güç gelip geçicidir. Bir devri vardır. Kazanır da, galip de gelir. Abad olmaz. Hak olmaz. Haklı hiç olmaz.

☆

Hiç sıkıntı yok.

Bu dava muhakkak gariptir.

Bu dava muhakkak öksüzdür.

Bu dava boyun eğmez!

Kırarsınız, ama eğemezsiniz.

Gücü olanların işkencelerine boyun eğmez.

Güce tapmaz.

Güç, satın almayı sever. Adım adım satın alır köşe başlarını. Adım adım... Bir dediği asla iki edilmez. Gölgeleri vardır onun gücü adına. O gölgeler. Hani gecenizi gündüzünüze katarak mücadele ettiğiniz gölgeler. Gölgesinde bir saniye bile gezinmediğiniz gölgeler. Ne ara Güçün gölgesi oluvermiş ki? Devran meselesi dedikleri yoksa bu mu? Milim milim aldığınız yollar, metre metre elinizden gidiyor mu?

Gider, gider.

Mücadele ne için der durursun sonra. Boşuna mı yoksa?

Aman ha!

Sakın.

Hak yolda boşuna diye birşey olur mu?

Asla.

Öyleyse bu ne şimdi?

Yıllarca göğüs göğüse verdiğin mücadele, 

Yenilgi yenilgi üstüne gelen bir zafer yokmu yani?

Zafer zafer üstüne gelen bir yenilgi anı mı bu şimdi yoksa?

☆

Güç.

24 saatte alt üst eder herşeyi.

Öyle baka kalırsın. Yenilgi yenilgi üstüne geldi dediğin zaferin, nasıl da güçlünün gücü sayesinde, zafer zafer üstüne gelmeye devam eden bir yenilginin tadına varırsın.

☆

SUS.

KONUŞMA.

ELEŞTİRME.

ZARAR VERME..

Eyvah eyvah.

Dedikçe koşar adım geldi yenilgi...

Dedikçe bir karabasan gibi çöküverdi ya hani.

Sus, KONUŞMA!

☆

Sus konuşma demişken!

Gücün talimatı ile köşelere oturanların yuzlerinde açan o gülücükleri bir kere daha bakar mısınız lütfen. Ne kadar da sevimli olurlar. Ne kadar da musmutludurlar. Ne kadar da şirinşirindirler değil mi?

Yanıbaşında mutlaka vardır birileri. Hemen başlarlar salya sümük karışımı yağdanlıkçılığa; Ne güzel de poz virdin, en layık olanı zaten sendin, kıymetin ! yeni bilindi....

☆

Hiç bitmez bu tipler. Her daim o köşedeki koltuğun yanıbaşında yerleri hazırdır. Kimin oturduğunun onlar için hiçbir zaman önemi yoktur. Yerleri her daim vardır. Gardroparında zamana göre dizilmiş rengarenk ceketleri mutlaka vardır. Cenaze için, siyah, rakı balık için pembemtrak veya bulut mavisi, salon teşrifi için çizgili laci, gece bar çıkışı çorbacı için strec pantolon, üstten üç düğmesi açık gömlek, babet çorap. Daha genç takılmaya çalışan orta yaş tayfası kesinlikle bacak kıllarını kazıtarak gelir ortama.

Eğer yarın Cuma ise, hiç olmamış gibi Camide de rastlarsınız aynı tipleri. Tam da Evren paşanın dediği gibi; viskimi de içerim, namazımı da kılarım,ardından NÜ resmimi de..

Güç, bunları çok ucuza satın alır zaten. Mekanları, ortamları, zihniyetleri aynıdır çünkü.

☆

Güç demişken....

Bazen eşantiyon bile verir. Sevindirir. Yağlanmayı, yalakalığı çok sever. En güçlü sensin dedirtmeyi ister.

Gücü vardır çünkü.

Attı mı önünüze birkaç kemik, yalatır durur. Ne de sevinir yalayıcılar. Pek mutlu olurlar.

Kazandıkları bir kemik.. Ya kaybettikleri?

Giden ağam, gelen paşam.

Sen çok yaşa.

Ya kaybettikleri.

Onur, haysiyet, dik duruş say say bitmez. Hangisini sattığının bile farkında değil ki. Kazandığı önünde; kemik...

☆

Hak...

Her daim mazlum.

Her daim garip.

Ama her daim DİMDİK.

Her daim Hak.

Devirdir, gelir, sonra gider.

Hak diyen çektiği zulüm ile kalır.

Güç diyen yaladığı kemikle anılır.

Yarın ahiret var.

Cennet var, cehennem var.

Ya yoksa?

Yoksa siz kazandınız sayın.

Yoksa biz kaybetmedik zaten.

Ya. Bizim dediğimiz, bizim İnandığımız gibi, Ya varsa.

Ya varsa?

 

#SöylerimGeçerim