Senin dünyan küçük, hayalin dar.
Hâlâ “BOP’un eş başkanı” diye ağlaşıyorsun.
Adam masada oturmuş, sen hâlâ kapının önünde rüzgarı sayıyorsun.
O masa, senin bile hayalini kuramadığın bir oyun alanı.
Amerika’nın, Avrupa’nın, Orta Doğu’nun hesaplarını yapıyor.
Erdoğan o masada kimle oynadı biliyor musun?
NATO’yu bile ters köşeye yatırdı.
Sen hâlâ sosyal medyada “ Erdoğan proje ” diye böbürleniyorsun.
Evet, proje.
Ama senin anladığın gibi değil.
Bu, milyonlarca hamlenin, hesapların, sabır ve acının toplamı.
Sen hâlâ “yürürken düştüm” diye ağlayan çocuğun sesi gibisin.
20 yıl boyunca o adamla uğraştın,
Ama ne yaptın?
Kendini dize getiren, düşünen, plan yapan muhalefet gördün mü?
Hayır!
Sadece laf kalabalığı, sürekli mazeret, hep bahane.
“Bizi kandırdı” diyorsun ya…
Hayır kardeşim, kandırılmadın.
Senin zayıflığın, aczin, vizyonsuzluğun yönetildi.
Sen dünden razıydın bu duruma.
Çünkü senin vizyonun, cesaretin yoktu.
Sonra “ diktatörlük ” dediniz.
Ama her sabah, her akşam o “ diktatör ”ü eleştiren de sizsiniz.
Bu mu diktatörlük?
Diktatör konuşmaz mı diyorsunuz?
Siz “ bağıran çoğunluk ”sunuz.
Ama sadece bağırıp duran.
Yıllardır aynı hikayeyi tekrarlıyorsunuz,
Aynı cümleleri, aynı yalanları.
Ama gerçek ne?
24 yıl boyunca aynı hikâyeye kanmak,
Artık aptallık değil, diplomalı cahilliktir.
Üzülmeyin.
Erdoğan sizi kandırmadı.
Siz kendinize yalan söylediniz.
O sadece size ayna tuttu.
Ve o aynada gördüğünüz…
Erdoğan değil, kendi çaresizliğiniz.
Eş başkan mavalını bırakın.
Eş başkanlık cesaret ister,
Ama siz hâlâ kendi başınıza bir cümle kuramıyorsunuz.
EZ CÜMLE
Erdoğan ’la değil, onun zekâsıyla savaştınız.
Ve bu savaşı çoktan kaybettiniz.

