Bekri Mustafa imam oldu dersin…
Bekri Mustafa bir gün yoksul bir mahallede bir Caminin önünden geçmektedir.
O sırada musallada bir tabut vardır. Fakat namazı kıldıracak imam ortada yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır. Ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa’yı Hoca zannederek namaz kıldırmasını isterler.
-Yok ben Hoca değilim dese de oradaki cemate söz dinletemez… Kendisini zorla imamlığa geçirirler. Bekri Mustafa namazı kıldırdıktan sonra, tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar.
Cemaat, ölüye ne söylediğini merak eder…
Bekri Mustafa gülerek cevap verir:
-Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun…Eğer orada bu Dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa imam oldu dersin, onlar da durumu anlar, dedim.
--‐‐
Bekri Mustafa kimdir?
Yorgancı esnafından Ahmet Ağa'nın oğlu olan ve gece gündüz içtiği için Bekri namıyla ün yapan Mustafa 1593 yılında Kadırga'nın Cinci Meydanı ile Küçük Ayasofya Camii arasındaki bir evde dünyaya gelmiştir.
Babasının hali vakti yerinde olduğu için çocukluğu refah içinde geçmiş,Beş yaşında iken Küçük Ayasofya Camii yanındaki Mahalle Mektebine eğitime başlamış,
Burada hıfız ederek Hafız olmuş sonrada Beyazıd Medresesine devam etmiştir.
Sabahları Medreseye giderken Akşamları da Babasının Dükkanında yorgancılık işini yüklenmişti.
18 yaşındayken Annesinin de vefatıyla yalnız kalan genç yorgancı bazı Arkadaşlarının da ısrarı ile bu dönemde içkiye başladı.
Kumkapıda Agop'un meyhanesinin başlıca müdavimleri arasına karıştı. Çok geçmeden medreseyi de dükkanı da bir tarafa bırakan Mustafa Ağa bütün ömrünü gece gündüz bu meyhanede içki içmekle geçirmeye başladığından Bekri namıyla anılmaya başlandı.
Uzun boylu, iri yapılı, geniş omuzlu, pos bıyıklı ve güçlü kuvvetli bir adam olan Bekri Mustafa, son derecede zeki, nüktedan ve hoş sohbetti.
Hazır cevaplığı ve hak bilirliği ile herkesin takdir ve sevgisini de toplamıştı. Bekri Mustafa'nın bu özelliklerini duyan Dördüncü Murat, daha şehzadeliği sırasında kendisini nedimeleri arasına almış, tahta çıkışından sonra da saraya dahil olmuştu.
Dördüncü Murat, içki yasağını koyduğu yıllarda dahi Bekri'nin ayyaşlığını hoş görmüş, kendisinden iltifatlarını esirgememi


