GÜNCEL
Yayınlanma : 17 Ekim 2026 22:13

Metin Külünk; Buna Mecburuz

Metin Külünk; Buna Mecburuz
Metin Külünk; Buna Mecburuz

KAPSAMLI BİR TEMİZ ELLER OPERASYONU!

 

Cumhuriyetin 2.yüzyılının eşiğinde yolsuzluk operasyonları ve adalet ile yeniden güven inşası.

 

Buna mecburuz.

 

Üçüncü binyılın ikinci yüzyılına girdik. 

Dünya, köklü bir sistem değişimi yaşıyor. 

Yapay zekâ ve dijital devrim; kavramları, kurumları ve hayatın bütün alanlarını derinden etkiliyor, değiştiriyor, dönüştürüyor. Bir anlamda mevcut düzene yeni baştan format atıyor.

 

Türkiye olarak bu büyük değişimi doğru okumak, yeni sistemin inşasına güçlü bir cevap vermek ve bu dönüşüme anlam katmak zorundayız. Bunun yolu, geride bıraktığımız yüzyılın yanlışlarıyla yüzleşmekten ve yeni çağın ihtiyaçlarına cevap verecek bir sistemi inşa etmekten geçiyor.

 

İşte bu nedenle fon soygunculuğu soruşturmaları başta olmak üzere bütün yolsuzluk iddiaları, ülkenin bağırsaklarını temizleyecek kapsamlı bir Temiz Eller Operasyonu’na dönüştürülmelidir. 

Bu süreç, kimseyi korumadan ve kimseyi hedef hâline getirmeden, hukukun üstünlüğü ve deliller esas alınarak yürütülmelidir.

 

Bunu başarabilen bir Türkiye, bu süreçten güçlenerek çıkar. Toplumun adalete duyduğu güven yeniden tesis edilir; herkes, “Bu ülkede adalet var.” der. Toplum kenetlenir.

 

Çünkü bugün toplumda, geleceğimiz açısından son derece tehlikeli bir kutuplaşma var. Sosyolojik fay hatlarımızı ve kırgınlıklarımızı derinleştirmek yerine, adaleti merkeze koymalıyız. “Adaletin istisnası yoktur” sözünü herkese hissettirmeliyiz. Adalet; siyasi, ideolojik ya da başka dar kalıplara hapsedilmeden, ikili hukuka yol açacak hiçbir uygulamaya izin verilmeden tecelli etmelidir.

 

Bu süreç kapsamlı bir Temiz Eller Operasyonu’na dönüşmez, aksine bütün muhalefeti temizleme operasyonu olarak algılanırsa, “Hükümet kendi adamlarını koruyor, muhalefeti içeri atıyor” kanaati oluşur. Bu algının doğmasına izin verilmemeli; oluşmuşsa da hukuk ve eşitlik ilkeleriyle ortadan kaldırılmalıdır.

 

Kim suç işlemişse; adına, kimliğine, makamına, mevkiine, partisine bakılmadan hukuk önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır.

 

Bu fırsat değerlendirilmez, kapsamlı bir Temiz Eller Operasyonu hayata geçirilmezse çok daha büyük yaralar açılabilir. 

 

Bu durum ülkeye de İslam’a da büyük zarar verir. 

Bu coğrafyaya büyük zarar verir.

 

Ve Türkiye’nin 1940’lı yıllara 28 Şubat’lara dönüşünü bekleyenlerin eline büyük fırsat verilmiş olur.

 

AK Parti de kendi yanlışlarıyla kendisini çok daha kötü bir noktaya taşır.

 

Oysa adaletin tesis edildiği kapsamlı bir Temiz Eller Operasyonu, toplumdaki siyasi ve ideolojik kutuplaşmayı azaltır; sosyal kaynaşmayı, dayanışmayı ve kardeşlik duygusunu güçlendirir.

 

Türkiye’nin ihtiyacı budur: Herkes için, istisnasız adalet.