Önceki dönem Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, fon krizi ile ilgili olarak, çok düşündürücü bir paylaşım yaparak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslendi;
SAYIN CUMHURBAŞKANIM, DİKKAT EDİN! BU FON KRİZİNDE DE SİZE GERÇEK SUÇLULAR YERİNE TERZİYİ GÖSTERMESİNLER!
Savcı Sayan Paylaşımında;
BU GİDİŞLE FON KRİZİNİN SUÇLUSU DA TERZİ ÇIKACAK!
Size yıllar önce köyümüzde yaşanan, bugün yaşadığımız fon krizini çok güzel anlatan, hem güldüren hem de düşündüren gerçek bir olayı anlatacağım.
Eskiden köylerimiz kalabalıktı. İnsanlar henüz şehirlere göç etmemişti.
Bir gün, amcamın genç yaştaki oğlu, yanından eli cebinde geçen bir köylüye kızıyor.
Tabancasını çıkarıp:
“Ben ağanın oğluyum.
Sen benim yanımdan elin cebinde nasıl geçersin?” diyerek adamın ayaklarının arasına iki el ateş ediyor.
Olayı duyan rahmetli büyük amcam, adaletli bir insandı. Kendi oğlunu da komşusunun oğlunu da çağırıyor.
Bir de köyümüzün akıllı, bilgili ve sözüne güvenilen insanlarından, herkesin Sıhhiye Mustafa diye tanıdığı Mustafa amcayı çağırıyor.
Ona yemin ettirip soruyor:
“Mustafa, Allah aşkına doğru söyle! Benim oğlum mu haksız, komşunun oğlu mu?”
Mustafa amca düşünüyor:
“Ağanın oğlu haksız desem başıma iş açılır. Komşunun oğlu haksız desem Allah katında günaha girerim.”
Sonunda bir yol buluyor:
“Vallahi ağam, ikisi de haksız değil!”
Büyük amcam şaşırıyor:
“Peki Mustafa, kim haksız?”
Mustafa amca cevap veriyor:
“Ağam, bütün suç benim terzi oğlumda!”
“Yahu Mustafa, senin terzi oğlunun bu işle ne ilgisi var?”
Mustafa amca anlatıyor:
“Ağam, benim oğlum niye pantolona cep dikiyor? Cep dikmese komşunun oğlu elini cebine koyamazdı. Elini cebine koymasa senin oğlun kızmazdı. Kızmasa silah sıkmazdı. Demek ki bütün suç benim terzi oğlumda!”
Gelelim bugüne…
Fon krizi patladı. Binlerce insan mağdur oldu. İnsanların yıllarca çalışıp biriktirdiği paralar, çocuklarının geleceği, emeklilik hayalleri tehlikeye girdi.
Peki, sorumlular kim?
Fonları yönetenler mi?
Denetlemekle görevli olanlar mı?
Yanlışları görüp müdahale etmeyenler mi?
Haybeden milyarlar kazanalar mı?
Yoksa makamlarını korumak için susanlar mı?
Ne hikmetse kimse suçlu değil! Herkes haklı, herkes masum, herkes görevini yapmış!
Sayın Cumhurbaşkanımız gerçeği öğrenmek, adaletli davranmak istiyor.
Ama korkarım ki kendisine bilgi verenlerin bir kısmının, tıpkı bizim Sıhhiye Mustafa amca gibi, güçlüleri karşılarına almamak için asıl suçluları söylemekten kaçınması, gerçeklerin Sayın Cumhurbaşkanımıza ulaşmasını engelliyor.
Böyle giderse sonunda suçlu kim çıkacak, biliyor musunuz?
VATANDAŞ!
Diyecekler ki:
“Vatandaş niye para biriktirdi?”
“Niye üç kuruşunu artırmaya çalıştı?”
“Niye fon aldı?”
“Niye parasını değerlendirmek istedi?”
Hatta belki de şöyle diyecekler:
“Vatandaşın parası olmasaydı fona yatırmazdı. Fona yatırmasaydı dolandırılmazdı. Demek ki suç vatandaşta!”
İşte tam da bizim Mustafa amcanın terzi oğlunun hikâyesi!
O gün ağanın oğlunu suçlamaya korkanlar terziyi suçlu bulmuştu. Bugün de güçlüleri suçlamaya korkanlar, sonunda vatandaşı suçlu bulacak!
SON SÖZÜM ŞUDUR:
SAYIN CUMHURBAŞKANIM, DİKKAT EDİN! BU FON KRİZİNDE DE SİZE GERÇEK SUÇLULAR YERİNE TERZİYİ GÖSTERMESİNLER!
Dün ağanın oğlundan korkanlar suçu terziye yüklemişti.
Bugün de makam sahiplerinden korkanlar, suçu vatandaşa yüklemeye kalkmasın!
Vatandaşın suçu çalışmak mı? Para biriktirmek mi? Geleceğini güvence altına almak mı?
Asıl hesap vermesi gerekenler; bu işlere göz yumanlar, denetim görevini yerine getirmeyenler, haksız kazanç elde edenler ve sorumluluktan kaçanlardır!
Sayın Cumhurbaşkanım, mesele sadece kaybolan paralar değil, milletin devlete duyduğu güvendir!
SİZE HERKESİ HAKLI, VATANDAŞI SUÇLU GÖSTERENLERDEN SAKININ!
Dedi.
ÇÜNKÜ BU HİKÂYEDE TERZİYİ SUÇLU İLAN ETMEK KOLAYDIR,ASIL MESELE, GERÇEK SUÇLUYU SÖYLEYECEK CESARETİ GÖSTERMEKTİR.



