MUĞLA
Yayınlanma : 21 Eylül 2026 09:30

Muğla Müftülüğü'nden Ahilik Ahlakı Hutbesi

Muğla Müftülüğü'nden Ahilik Ahlakı Hutbesi

AHÎLİK AHLAKI

Muhterem Müslümanlar!

Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in doğumunu,

“Peygamberimiz ve Güzel Ahlak” temasıyla

kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven

veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan

olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya

gayret gösteriyoruz. Peygamber Efendimiz (s.a.s)

ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini

yansıtmamız gereken alanlardan biri de

ticaretimizdir.

Aziz Müminler!

Öncelikle şu hususu ifade edelim ki;

hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi

ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik

etmektedir. Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler;

helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir

olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti,

doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak,

sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.

Kıymetli Müslümanlar!

Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet

ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir

teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat

ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme

anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri

arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur. Hatta

kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır

ki; nice insanın İslam’la şereflenmesine ve nice

beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin

hazırlamıştır. Şanlı ecdadımız; “Halka hizmet,

Hakk’a hizmettir!” şuuruyla hareket etmiş,

nesillerini; “Eline, beline, diline sahip ol!”

düsturuyla yetiştirmiştir.

Değerli Kardeşlerim!

Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız,

maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı

kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor.

Peygamberimiz (s.a.s)’in, “Bizi aldatan bizden

değildir!”1 ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık

kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık,

gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği

sayabiliyor.

Ey Esnaf Kardeşim!

Ey Tüccar Kardeşim!

Ey Zanaatkâr Kardeşim!

İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce

Rabbimizin, “Ölçüde ve tartıda hile yapanların

vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp

aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri

onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri

zaman eksik ölçüp tartarlar”2 uyarısını dikkate

almaktır. Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere

dalmadan Allah’a karşı kulluk görevlerimizi yerine

getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir.

Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen

şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz,

karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru

yollardan uzak durmaktır.

Aziz Müslümanlar!

Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz

(s.a.s)’in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik

ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde,

toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha

da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi,

Allah Resûlü (s.a.s)’in şu duasıyla bitiriyoruz:

“Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken

hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye

Allah rahmetiyle muamele eylesin.”