DÜNYANIN İSRAİL,
MÜSLÜMANLARIN ÜMMETLEŞEMEME SORUNU
Siyonist İşgal, Mülksüzleştirme ve Gazze Furkan Günleri
İ
slâmî Direniş Hareketi HAMAS’ın 7 Ekim 2023 Cumartesi saba-
hı, güne Şabat sarhoşluğuyla uyanan Siyonistlerin Süpernova
Festivali’ne, Tel Aviv sokaklarına yaptığı baskınlar Ortadoğu’da,
Filistin meselesinde çok ciddi sonuçlara yol açacak olayların baş-
langıcını oluşturdu. HAMAS’a bağlı İzzettin Kassam Tugayları’nın
onlarca paraşütlü mücahidinin göklerde süzüldüğü, yine sayısız
mücahidin Tel Aviv’de pek çok İsrailliyi rehin aldığı olaylar dünya
çapında etki uyandırdı. HAMAS, yalnızca rehinelerle yetinmeyerek
İsrail’in aşılmaz denen “demir kubbe” namlı savunma sistemi-
ni delik deşik eden yüzlerce roket ve füze yollayarak çok ciddi
zayiatlar verdirdi. Dünya HAMAS’ın bu operasyonlarını şaşkınlıkla
izlerken, İsrailliler hayatlarının en büyük korkusunu, endişesini
yaşıyorlardı.
HAMAS’ın operasyonu dünyanın en güçlü istihbarat teşkilatla-
rından birine sahip İsrail’in büyük zafiyet içinde olduğunu da
ortaya koyuyordu. Bir tarafta ülkesinin, insanının bağımsızlığı
ve işgali ortadan kaldırmak için mücadele veren bir hareket öte
tarafta Amerika Birleşik Devletleri’nin, küresel güçlerin ve Batı’nın
desteğini alan İsrail’in bulunması, tarihte eşi benzeri pek görül-
meyen yeni bir operasyon, zafiyetlerin, komplo teorilerinin arka
arkaya gelmesine de neden oldu. Bazıları İsrail’in aşırı özgüveni
ve güç kirlenmesi nedeniyle “uyuduğunu” söylerken kimileri de
İsrail’i ve Yahudi kimliğini, gücünü yine kutsallaştıracak derecede
bunun “MOSSAD’ın bilgisi ve hatta desteği sayesinde” gerçekleştiği
yorumlarını yaptı. Öyle ki 11 Eylül kavramı hadisenin ilk zaman-
larında çokça kullanıldı. ABD’nin 11 Eylül’ü bahane ederek Afga-
nistan ve Irak’ı işgalini İsrail için de uyarlayanlar, artık İsrail’in
ABD ile beraber Ortadoğu’yu, haritaları, sınırları değiştirebile-
ceğini iddia etmeye yöneldi. ABD’nin en büyük savaş gemilerini
Akdeniz’e göndermesi meselenin Filistin’i aşacağını gösteriyordu.
Tüm hazırlıklara, hava saldırılarında taş üstünde taş bırakılmama-
sına rağmen İsrail o beklenen kara savaşına bir türlü girişemedi,
HAMAS’ın yine organize şekilde güçlü direniş sergilediği gözlendi.
İsrail Gazze’yi katliamlarla, bombalamalarla Müslümanlardan
“arındırdıktan sonra” Batı Şeria’yı da aynı şekilde eşi benzeri
görülmemiş bir soykırıma tabi tutarak bütünüyle Yahudileri yer-
leştireceği daha da netleşti. Avrupa’daki Verdun Savaşı’ndan daha
ağır bir bombardımanla İsrail tüm uluslararası savaş hukukunu
çiğneyerek “bebek ve çocuk hastaneleri”ni de bombaladı; hasta-
neleri bile tehdit görüyordu. Dünya El Ahli Hastanesi’ni bomba-
layıp binlere varan Müslüman çocuğu, bebeği öldürdükten sonra
İsrail’in, Yahudilerin ne olduğunu, amaçlarını, katliamcı yüzlerini
daha iyi anladı.
Her ne kadar canlı yayınlarla çocukları bombalamaları izlense de
ne büyük güçlerden ne dünyanın öteki ülkelerinden ve asıl olarak
da İslam âleminden bireysel, toplumsal tepki ve yardımların
haricinde herhangi bir siyasi, askerî yardım Filistinlilere, Gazze-
lilere ulaştırılmadı. İslam dünyasının halklar dışında yönetimler
düzeyinde var olmadığı, İslam ülkelerinin olup bitenleri ancak
çaresizce izleyebildiği açıkça görüldü.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın HAMAS’ı terör örgütü
değil mücahitler olarak gördüğünü açıklaması dünyada şok
etkisi yaratırken İslam âleminde büyük bir destekle karşılandı.
Türkiye’nin arabuluculuk, garantörlük gibi önerileri yankı bulsa
da sonuç alıcı olmadı. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “Türkiye’nin
güvenliği Gazze’den başlar!”, cümlesi Türkiye’nin meseleyi ciddiye
alsa bile tesirli adım atamayacağı gerçeğinin göstergesiydi. Sivil
toplum kuruluşları yardım kampanyaları, boykotlar, gösterilerle
Gazze’ye desteğini gösteren etkinlikler düzenlemeye devam ediyor.
HAMAS’ın eylemi şüphesiz Filistin için ciddi sonuçlar doğurmaya
gebeydi. Tamamıyla köşeye sıkıştırılmış, sürekli yeni yerleşimler
açarak evleri alınmaya, teker teker, az az öldürülmeye devam
eden Filistinli Müslümanların önünde iki seçenek bulunuyordu
kuşkusuz. Ya kaynar suda “haşlanan kurbağa” gibi yavaş yavaş öle-
cekler, sürülecekler ya da Allah’ın bahşettiği umudu diri tutan bir
çıkış hamlesi gerçekleştireceklerdi. HAMAS’ın bu eylemi Filistin
mücadelesini dünyanın gündemine tekrar getirirken konformizme
dalan Müslümanların gözden çıkardığı mücadeleyi, azmi yeniden
diriltti. Filistin meselesi HAMAS’ın Aksa Tufanı eylemiyle yalnız
Müslümanların değil artık dünyanın gündemine yeniden oturdu.
Asıl sorunun İslâm âleminin kalbine bir hançer gibi saplanan Siyo-
nist İsrail olduğu bir defa daha aşikâr hâle geldi. HAMAS’ı gözden
çıkararak, İran’a muhtaç hâle getirmeye çalışan, işbirlikçileri mu-
hatap alan İsrail ve diğer bölge ülkelerine böylece cevap verilirken
HAMAS’a, Filistin davasına tepeden bakan, kibirli, üsttenci petro-
dolar ülkeleri, İslam İşbirliği Teşkilatı da İsrail’le beraber gereken
cevabı aldı. Dahası artık İsrail’e dokunulabileceği, yenilebileceği
fikri ayan beyan ortaya çıktı ve Müslümanlara ümit aşıladı.
İsrail’in serseri mayın gibi önüne gelen her yeri bombalaması,
Gazze’de uyguladığı bu soykırım Nazileri bile geride bıraktı. “Yerle-
şimci” adı altındaki fanatik Yahudilerin durmaksızın Filistinlileri
evlerinden etmeyi sürdürmesi HAMAS’ın mücadelesinin haklı-
lığını daha çok gösterdi. Filistinli Müslümanların elektriğinin,
suyunun kesilmesi bir tarafa sosyal medyada bununla dalga geçen
videolar paylaşan, ağzını musluğa dayayıp zulmü, katliamı destek-
leyen Yahudiler Netenyahu ile aynı yerde durmaktadırlar. Gazze
saldırıları, hastane katliamları Batı’nın evrenselliğinin, liberal de-
ğerlerinin iflasının da ilanıydı. Avrupa’nın pek çok yerinde Filistin
lehine gösteri yapılmasını yasaklayan demokrat Avrupa’nın, insan
hakları, özgürlükler, fikir hürriyeti, can güvenliği gibi tüm insani
değerlerinin birer imajdan ibaret olduğu kanıtlandı. Uluslararası
hukukun bütünüyle Yahudilerin ve İsrail’in güvenliğinin hukuku
niteliği taşıdığı böylece gözlendi. Meseleyi siyaset içinde değer-
lendirme çağrısında bulunan sol liberal aydınlara karşılık dinler
çatışmasının, Yahudi intikamcılığının bu aşamada güçlendiği
kanaatleri de yükseldi. Zizek, Butler gibi felsefeciler ne Hamas ne
İsrail denklemi kurarken Balibar biraz daha meseleyi dinci terör
üzerinden Hamas’ın, dini mücadelenin kısıtlanmasına getirdi. Su-
riyelileri ve tüm sığınmacıları düşman gören, linç çağrıları yapan
Türkiye’deki ulusalcılar, İsrail taraftarlığını açık açık beyan etti.
Meseleyi İslam düşmanlığına da taşıyan bu yeni ulusalcılara ob-
jektif gazeteci kılığındakiler de eklendi. Meğer ne kadar çok İsrail
beslemesi varmış, dedirten Aksa Tufanı, Türkiye’nin bu hakikat
üzerinde meseleyi tartışması gerektiğini de ispatladı.
Aksa Tufanı ibretlerle dolu bir hadise olarak Müslümanlara büyük
bir tecrübeyi yaşattı, yaşatmaya devam ediyor. Filistin mücade-
lesini yürütenlerin kendi içinde bölündükleri bir gerçek. Birlik
beraberlik olmadan etkili ve topyekûn savaşım yürütmenin imkânı
yok. Bu vesileyle hem Filistin’deki Müslümanların hem de ümme-
tin birlik zamanının geldiği gerçeğiyle bir kez daha karşılaşıyoruz.
Dünyada tek tek Müslümanlar var. Müslüman cemaatler var.
Müslüman devletler var ama maalesef bir “ümmet” dahası “ümmet
bilinci” yok. Eğer bir İslam dünyası olsaydı velev ki ümmet bilinci-
ne, yekpare ümmet varlığına sahip olsaydık, değil İsrail dünyanın
tümü, Avrupa, dünya sistemi, küresel burjuva, Siyonistler adına
ne derseniz deyin kâfirler bir milletin değil bir tek Müslümanın
burnunu dahi kanatmaya cesaret edemezdi.
Gazze’de şehit olanların bize bu gerçeği hatırlatmasını umut edi-
yoruz. Yahudiler Kur’ân-ı Kerim’deki kıssaların hemen tamamının
ana aktörü. Hayatları düzen bozmak, bozgunculuk üzerine kuru-
lu… Bu gerçeği değiştiremeyiz. Fakat bugün dünyayı tefecilikle,
faizle, emperyalizmle kana, gözyaşına boğan kapitalist dünya sis-
teminin arka çıktığı bu terör devletini, tümden bu düzeni ortadan
kaldırabiliriz. Dünyanın İsrail sorununu ümmetleşerek çözebiliriz.
Bunun için konformizmi atıp bu hakikatin şuuruna varıp harekete
geçmemiz, ayağa kalkmamız yeter.
Sorunlarımızın çözümü ümmetleşmekte!
(Bu yazı www.umrandergisi.com.tr den iktibas edilmiştir. )
#Haberb24


