Suç Kaynağı Yahudiler

 

Kur’an-i Kerimde en fazla konu edinilen toplum bu Yahudilerdir

 

Müslümanları ve tüm insanları uyarmak için yaşanmış ve kötü sonuçları görülmüş kötülükleri anlatılır:

 

فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِآَيَاتِ اللَّهِ وَقَتْلِهِمُ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌ بَلْ طَبَعَ اللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

 

“Sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, hak­sız yere nebileri öldürmeleri ve "Kalp­lerimiz kılıflıdır" demeleri sebebi ile lanet ettik. Ha­yır, onların küfürleri sebebiyle Allah, kalpleri üze­rine mühür vurmuştur. Onlardan ancak çok azı iman ederler.

 

وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلَى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا

 

Birde inkâr etmeleri ve Mer­yem'e büyük bir iftira yapma­ları se­be­biyle lanet ettik.

 

وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِنْ شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا

 

Allah'ın Rasülü Meryem oğlu İsa'yı öldür­dük" demeleri se­bebiyle (onları lanetledik). O’nu öl­dürmedi­ler de asmadılar da . An­cak onlara benzetildi. O’nun hakkında ihtilaf edenler şüphe içindedir­ler.Zanna uymaktan başka onların hiçbir bil­gisi yoktur. O’nu yakınen/kesin öl­dürmediler.

 

فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ أُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ كَثِيرًا

 

Yahudilerin zulmü ve Allah yolundan birçok kimseyi alı koy­ma­ları sebebiyle, onlara helal kılınan güzel ve temiz şeyleri haram kıldık.

 

وَأَخْذِهِمُ الرِّبَا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَأَكْلِهِمْ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

 

Yasaklandığı halde faiz al­maları ve batıl yollardan insanla­rın malla­rını yemeleri sebe­biyle (de ha­ram kıldık) kâfirler için acıklı bir azap hazırla­dık.” Diyor. (Nisa süresi ayet 155-161)

 

Yahudileri bu hale düşüren dokuz suçtan bahsediyor.

 

فَبِمَا نَقْضِهِمْ مِيثَاقَهُمْ وَكُفْرِهِمْ بِآَيَاتِ اللَّهِ وَقَتْلِهِمُ الْأَنْبِيَاءَ بِغَيْرِ حَقٍّ وَقَوْلِهِمْ قُلُوبُنَا غُلْفٌ بَلْ طَبَعَ اللَّهُ عَلَيْهَا بِكُفْرِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُونَ إِلَّا قَلِيلًا

 

“Sözlerini bozmaları, Allah'ın ayetlerini inkâr etmeleri, hak­sız yere nebileri öldürmeleri ve "Kalp­lerimiz kılıflıdır" demeleri sebebi ile lanet ettik. Ha­yır, onların küfürleri sebebiyle Allah, kalpleri üze­rine mühür vurmuştur. Onlardan ancak çok azı iman ederler.

 

وَبِكُفْرِهِمْ وَقَوْلِهِمْ عَلَى مَرْيَمَ بُهْتَانًا عَظِيمًا

 

Birde inkâr etmeleri ve Mer­yem'e büyük bir iftira yapma­ları se­be­biyle lanet ettik.

 

وَقَوْلِهِمْ إِنَّا قَتَلْنَا الْمَسِيحَ عِيسَى ابْنَ مَرْيَمَ رَسُولَ اللَّهِ وَمَا قَتَلُوهُ وَمَا صَلَبُوهُ وَلَكِنْ شُبِّهَ لَهُمْ وَإِنَّ الَّذِينَ اخْتَلَفُوا فِيهِ لَفِي شَكٍّ مِنْهُ مَا لَهُمْ بِهِ مِنْ عِلْمٍ إِلَّا اتِّبَاعَ الظَّنِّ وَمَا قَتَلُوهُ يَقِينًا

 

“Allah'ın Rasülü Meryem oğlu İsa'yı öldür­dük" demeleri se­bebiyle (onları lanetledik). O’nu öl­dürmedi­ler de asmadılar da . An­cak onlara benzetildi. O’nun hakkında ihtilaf edenler şüphe içindedir­ler.Zanna uymaktan başka onların hiçbir bil­gisi yoktur. O’nu yakınen/kesin öl­dürmediler.

 

فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذِينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ أُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَبِيلِ اللَّهِ كَثِيرًا

 

Yahudilerin zulmü ve Allah yolundan birçok kimseyi alı koy­ma­ları sebebiyle, onlara helal kılınan güzel ve temiz şeyleri haram kıldık.

 

وَأَخْذِهِمُ الرِّبَا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَأَكْلِهِمْ أَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَأَعْتَدْنَا لِلْكَافِرِينَ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا

 

Yasaklandığı halde faiz al­maları ve batıl yollardan insanla­rın malla­rını yemeleri sebe­biyle (de ha­ram kıldık) kâfirler için acıklı bir azap hazırla­dık.” Diyor. (Nisa süresi ayet 155-161)

 

Yahudileri bu hale düşüren dokuz suçtan bahsediyor.

 

وَإِنْ نَكَثُوا أَيْمَانَهُمْ مِنْ بَعْدِ عَهْدِهِمْ وَطَعَنُوا فِي دِينِكُمْ فَقَاتِلُوا أَئِمَّةَ الْكُفْرِ إِنَّهُمْ لَا أَيْمَانَ لَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَنْتَهُونَ

 

“Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerinden dönerler ve dininize dil uzatırlarsa, küfrün önderleriyle savaşın. Çünkü onların yeminleri yoktur. Belki vaz geçerler.

 

أَلَا تُقَاتِلُونَ قَوْمًا نَكَثُوا أَيْمَانَهُمْ وَهَمُّوا بِإِخْرَاجِ الرَّسُولِ وَهُمْ بَدَءُوكُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ أَتَخْشَوْنَهُمْ فَاللَّهُ أَحَقُّ أَنْ تَخْشَوْهُ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ

 

Yeminlerini bozan, peygamberi sürgün etmeye çalışan toplumla savaşmaz mısınız ki, size karşı önce onlar başlamışlardı. Yoksa onlardan korkuyor musunuz? Eğer iman ediyorsanız, kendisinden korkmanıza en layık olan Allah’tır.

 

قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللَّهُ بِأَيْدِيكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِنِينَ (14)

 

Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin; onları rezil etsin; onlara karşı size yardım etsin ve iman eden toplumların gönüllerini ferahlatsın.

 

وَيُذْهِبْ غَيْظَ قُلُوبِهِمْ وَيَتُوبُ اللَّهُ عَلَى مَنْ يَشَاءُ وَاللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

 

Kalplerinin öfkesini gidersin. Allah, dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah, Alim'dir, Hakim'dir.” Tevba süresi ayet 9/12-15)

 

 

 

Siz onlarla harp edin ki, Allah onları rüsvay etsin, onlara karşı Allah size yardım etsin. Allah’ın size yardım etmesi için, siz yapmanız gerekeni yapacaksınız. Mesela bizim oralarda herhangi bir yükü kaldırmak için sarılırlar “Yaa Allah!” diyerek başlarlar. Peki eliyle yükü tutmasa da böyle dursa ve “Yaa Allah” dese yük kendiliğinden kalkar mı? Kalkmıyor.

 

 

 

 

 

İşte yattığımız yerden yaptığımız dua da budur. “Ya Rabbim düşmanlara karşı bizi galip getir.” Durduğun yerden, yükün ucundan tutmadan “Ya Allah” deyip yükü kaldırmak gibi bir şey.

 

Rabbimiz, duanın nasıl olacağını Kur’anda öğretilen duları örnek olarak veriyor.

 

Önce kişi kendi gücü oranında, yapacağını yapar.

 

Maddi ve manvi yardımlarını yerine getirir, son Rabbinden yardım dilemeye başlar.

 

Bedir’de önce askeri yönden yapılması gerekenler yapılmış ve savaş öncesi sevgikli peygamberimiz duasını yapmış ve savaş başlamış.

 

Talut, orduğsunu iyice eğitimp denemeler de yaptıktan sonra duasını yapmış

 

Dinime düşman kişiyle ticari ilişkilerini keser.

 

sonra dua eder.

 

Ancak hastalar, maddi olarak katkıda bulunamayanlar ve görev gereği katılamayanlar dualarına devam edeler.

 

14. Ayetinde daha Mümin kavmin göğüslerine şifa versin. Yani yüreklerini serinletsin diyor. Öyle ya yerinden yurdundan olmuş Müslümanlar, gözünün önünde anası öldürülmüş, babası öldürülmüş. Mesela Ebu Cehil gibi kafirler, Ammar b. Yasir’in annesini babasını gözünün önünde öldürmüşler ve bir gün harp meydanında karşısına çıktığında, orada bir Müslüman kardeşinin, düşmanın başını vurması mazlumu rahat ettiriyor. Yani Müslüman’ın gönlü serinletiyor, böylece daha binlerce anne ve babayı öldürmesi engelleniyor.

 

Eskiden köylerde tilki gelir tavukları perişan ederdi.

 

Derken birisi tilkiyi yakalar, mahalle sevinirdi.

 

Tavuklarını tilkiden kurtardı diye.

 

Geçmişinden dolayı değil gelecek tavuklara zulmedemeyecek öldüremeyecek diye sevindiler.

 

Onun için yüz tane bin tane kuzuyu perişan etmeye gelen kurt eğer çoban tarafından öldürülecek olursa bütün kuzular sevinir.

 

Çoban da sevinir kuzular kurtuldu diye onun için kâfirin öldürülmesine bu yönden sevinilir.

 

 Bu geberen adam diğer Müslümanların ve diğer insanların öldürülmesine fırsat bulamayacak diye sevinirler.

 

Yoksa keşke iman ederek gitseydi diye gönlümüz arzu eder.

 

Bunun için Allah (c.c.) Müslümanların kalplerindeki kini giderdi. Allah dilediğinin Tövbesini kabul eder. Allah her şeyi bilendir. Allah hükmeden ve hükmünde hikmet sahibi olandır.

(Bu yazı Muhterem Mahmut Topbaş Hocamızın www.mahmuttoptas.com sitesinden iktibas edilmiştir.