BU HAFTA O HAFTA OLABİLİR
Öncelikle bir şeyi yine, yeniden yazmam gerekiyor;
Bazı arkadaşlarımız, bizi sıradan bir köşe yazarı, ama AK Parti 'ye muhalif bir köşe yazarı zannediyorlar.
Yanlış..!
Biz AK Parti 'nin muhalifi asla olamayız. AK Parti ' nin başarısının, devamı için, olmazsa olmazları yazan biriyiz. AK Parti ' de siyaset yapanların, en başta Cumhurbaşkanımız'ı örnek alan, O'nun gibi davranan, konuşan, yürüyen, mücadele eden ve yaşayan insanlar olmasını savunageldik. Bu yolun, zerrece hatayı kabul edemeyeceğini dile getirdik. Kişi bazlı, yönetimsel eleştirilerimizin hepsinde bu kriter vardır. Eleştirdiklerimizle kişisel hiçbir surette bir husumetimiz söz konusu bile olmadı, olamaz da. Tamamen siyasetleri üzerinden olmuştur.
Ayrıca biz, sıradan köşe yazarı değiliz de. Mesleğimiz de köşe yazarlığı değil. Neden AK Parti?
AK Parti bu Milletin bağrından çıkan bir Parti. AK Parti aynı zamanda Milli Görüş Partilerinin kadrolarını bünyesinde barındıran parti. AK Parti Lideri, AK Parti ' den evvel de liderimiz dediğimiz Parti. Yine AK Parti, Rahmetli Prof.Dr Necmettin Erbakan Hocamız'ın Ağır Sanayi Hamlesini gerçekleştirmek için her yolu deneyen parti. Ve yine AK Parti Muhafazakarlağını açıkça beyan eden bir Parti..
Biz AK Parti öncesinde hem Refah Partisi, hem Fazilet Partisi'nde görevler yaptık. Kadrolarında bulunduk. MGV'de yetiştik.
1986 yılında, İmam Hatip Okulu Fizik Laboratuvarında başlayan siyaset yolumuz, bu güne kadar böyle süregeldi.
Büyüklerimizin öğrettikleri kurallar ne ise, onun uygulamaya, Partimizi yönetenlerin de uymalarını söyleyegeldik..
Devam Edelim....
Kuvvetle ihtimaldir ki, AK Parti ' de geçtiğimiz günlerde görevlerini bırakan il Başkanlarının yerine atamaların yapılacağı haftaya giriyoruz.
Rabbim en hayırlısını nasip etsin.
Muğla da bu iller arasındaydı.
21 Aralık 2024 Cumartesi günü, Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle yapılan 8 nci olağan Muğla il kongresinde göreve gelen arkadaşlar, topyekün istifa ettiler.
81 il içinde görevden alınan 8 ilden biri Muğla.
Çok ama çok üzücü bir durum..
Teşkilatlar uzun soluklu olmazsa verim alınamaz. Verim alınmadığı gibi istikrar da sağlanamaz.
Muğla İl Başkanlığında bu dokuz ayda bir görev değişimi de olmuştu biliyorsunuz.
O görev değişikliğide suların durulmasına yetmedi.
İlçelerdeki durumlar da ha keza aynı şekilde.
Kaç ilçe başkanı istifa etti.
Kaç ilçe yönetim kurulu üyesi istifa etti.
İl yönetim kurulundan dahi istifa edenler oldu.
Bir ilçe başkanı istifa ettiğini ilan etse de, biraç saat sonra istifasını geri aldığını söyledi.
İl yönetimi oluşmasından sonra asıl mesele ilçelerde. İlçelerin durumu İl yönetiminin en fazla zaman harcayacağı yerler. Elbette bunların hepsi, dirayet ve liyakat sahibi bir ekiple kısa zamanda yapılır. Tabi o dirayet ve liyakat sahibi ekip gelirse..!
Yoksa Muğla bulunduğu durumdan sittin sene kurtulamaz ve bir milletvekili ile yola devam der.
Evet..
Muazzam bir bulanıklık içinde kalmış Muğla.
Tasdik edenler olur, tasvip edenler olur, eleştirenler olur. Olur da olur.
Özüne bakmak lazım.
Biz, ta en başından beri eleştirenlerin safında yer alageldik. Bu Teşkilatın ne AK Parti ' ye, ne Muğla'ya bir kuruşluk hayrının olamayacağını defalarca yazdık. Üzerine alınan arkadaşlar defalarca bizi şikayet ettiler.
Muğla'da AK Parti 'yi bu hale getiren kişi de defalarca şikayet etti. Mahkemeler hala devam ediyor. Sahte belgeleri, sahte beyanları delil olarak gösterip, sesimizi kesmek için ne çabalara girdi. Kumpasın alası nasıl olur diye soran olursa, Cemal Demirtaş çok iyi bilir ona sorun deyin..!
Neticede, Kasım-Aralık 2023 te " ben asla HAKLI ÇIKTIM demek istemem.." demiştim.
Malesef haklı çıktım...
Demek ki bir şeyler var ki AK Parti Muğla İl yönetimini komple görevden aldı...
Şimdi...
Bölük pörçük edilmiş, kimsenin kimseye itimadı, itibarı ve güveni kalmamışların kesinlikle bir kenara çekilme vakti.
Muğla'nın, Muğla'da AK Parti 'nin kaybedecek bir tek dakikasının kalmadığı vakit.
Teknokrat bir takımın acilen kurulmasının tam vakti.
Bugünden itibaren geçmişten dersler çıkaracak, fakat aynı zamanda geçmişle barışık olacak, geçmişle kavga etmeden, geçmişle de kucaklaşabilecek, bir tüccar mantığıyla hareket edip, diplomat kafasıyla idare edebilecek, köylü gibi düşünüp, şehirli gibi çalışabilecek bir ekip...
AK Parti ' nin Muğla'da kaybedecek bir dakikası bile yok artık.
Şu net bir şekilde anlaşılmıştır artık ;
AK Parti 'de siyasete girmek çok kolay olsa da, siyaset yapmak öyle basit ve kolay değildir.
Sıradan biri iken siz kimsenin ne ilgisini çekersiniz, ne de ilgi odağı olursunuz.
Lakin siyasete girdiğiniz an itibariyle herşeyiniz göz önünde olur. Sorulur ve sorgulanırsınız.
Yediğinizden içtiğinize kadar.
Kiminle dolaştığınıza kadar.
Ne giyip, neye bindiğinize kadar.
Ne konuştuğunuza, hatta ne konuşmadığınıza kadar...
Eğer buralarda dara düşerseniz, aklanmak kolay olmaz. Verdiğiniz zarar Parti'ye yazılır. Partisini kendisinden üstün görenin yapması gereken tek şey; sorumluluktur. Yani istifa. Bunu yapmadan, ne kendisini temizleyebilir, ne de Partiyi töhmetten kurtarabilir.
Dozunu ve zamanını çok iyi ayarlamak şart.
Siyasetçiler nasıl ki her hareketinden mes'ul ise, onları eleştirenlerin de aynı şekilde mes'uliyetlerini bilmeleri gerekir.
Siyasetçi alkış çılgınlığına çanak tutmamalıdır. Bu, meseleyi asla sümen altı yapmaz. Bilakis, tereddütleri halk nezdinde zirveye taşır. Fısıltının yeni adı kamuoyu olmuş ya. Hah işte, onun bitmesinin tek yoludur istifa. Koltuğun verdiği güç ile halledilmez bazı şeyler. Velev ki iki, üç koltuk sahibi olsanız bile..
Sorumluluk tam da bu noktada başlar.
Eleştirmek ve eleştirilmek...
Bu iki kelime birbirinden türemiş olsa da, birbirlerine kökten düşman iki kelime.
Siyasetçinin ilk önce bunu sinesine çekmesi, kabul etmesi gerekir. Eleştiri hakkını kişiler Anayasa'nın 25 ve 26 ncı maddelerinden alırlar.
Yine yasalar bize; "Yine Anayasa’nın siyaset yapanların, kamuoyuna tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan kişilere özgürlükleri, görevleri, bu özgürlük nedeni ile daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda olduklarını ve bunların yöneldiği eleştirinin sınırlarının çok daha geniş olduğunu vurgularken, birilerinin şandan, şöhretten bahsetmesi kadar aptalca bir mazeret sunması kabul edilemez.
Var işte...!
Eğer sıkıntılar, sorunlar olmasaydı AK Parti Muğla İl yönetimi komple görevden alınır mıydı yani?
Var işte.
Şimdi herkes biliyorum ki kendini aklama derdinde. Geçin efendim geçin. Onu külahıma anlatın..
Demeyelim tabi.
Ne diyelim peki ?
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, hiçbir kimsenin tesisinde kalmadan, hem AK Parti 'nin hem de Muğla'nın selameti ve başarısı için en doğru kararı vermesini dileriz diyelim..
Vesselam..

