Niyazi Atare Neden Kovuldu ki?

NİYAZİ ATARE NEDEN KOVULDU Kİ?

 

Kabaca kullandığım için kusura bakmayın. 

Bir kişinin ihraç istemiyle disipline verilmesinin, ihraç edilmesinin, halk dilindeki karşılığı "KOVULMAK" tır.

Niyazi Atare Bodrum Belediye Meclis Üyesi. Hala da meclis üyesi. CHP'den seçilen biri.

Özellikle meclis toplantılarında afilli, baştan sona ideoloji kokan, demogojik cevaplarla konuları bambaşka yerlere revize eden biri. Biri idi.

Atare rüşvet alırken suçüstü yakalandı. Bir milyonluk pazarlığın 400 binlik kısmını alırken yakalandı.

Mahkemeye çıkarıldı ve tutuklandı.

Avukatları Bodrum Adliyesi çıkışında acilen bir açıklama da yaptılar. Müvekkillerinin henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadığı, "tedbiren" tutuklandığı, ama bunun mahkumiyet olmadığı, "suçu sabit görülene kadar herkesin masumiyet karinesi" diyerek bir açıklama yaptılar. Yaparken de orada bulunan gazetecilere de ayrıca "DİKKAT" çekerek, nasıl haber yapmaları gerektiğini "USULÜNCE" anlattılar.

Aynı gün, Bodrum Belediyesi "ACİL"koduyla bir açıklama yaptı. Konunun Bodrum Belediyesi dışında geliştiğini, adalete sonuna kadar güvendiklerini...

Bir baktık ki, Chp Muğla İl Örgütü, Bodrum Belediye Meclis Üyesi yoldaşlarını, partilerinden KESİN İHRAÇ etmek için kolları sıvamışlar..

Benim takıldığım yer tam burası.

Avukatları kapı çıkışında Müvekkillerinin masumiyet karinesi kurallarına tabi olduğunu beyan etmelerine rağmen, CHP Atare'yi ihraç ediyor. Kovuyor yani.

Atare, 28 Ekim'e kadar Bodrum Belediyesinin resmi Koordinatörüymüş. 28 Ekim'de bu görevinden "sağlığı el vermediği için" istifa etmiş. 

30 Ekim'de de tutuklandı.

Bodrum Belediyesinin duyumları mı vardı?

Sen acilen istifa et denmiş olabilir mi?

Ya da, kokular başka başka yerden de gelmeye başlayınca, önü alınamaz hale mi geldi? Bodrum Belediyesine sormak lazım aslında.

Bodrum çevrelerinde, Atare'nin Belediyedeki forsunun ne kadar büyük olduğunu bilmeyen yokken. Apar topar, sapasağlam Atare, birdenbire "sağlığım el vermiyor" diyerek, istifa eder mi?

Belediyenin başka duyumları, bildikleri de olabilir mi mesela?

Neyse o Adaletin işi. Zaten Bodrum Belediyesi de adalete güvendiğini, yargı süreci tamamlandığında şeffaf bir şekilde açıklama yapacağız demiş.

Yani.

 

Bodrum'da bir meclis üyesi, bir milyonluk rüşvet iddiasıyla tutuklandı. Chp acilen ihraç mekanizmasını devreye soktu. 

Olması gereken de buydu. Temizlenirse, gider tekrar Partisine üye olur.

Anlamakta zorlanıyorum; Aynı Chp, Niyazi Atare'nin aldığı paranın binlerce katı parayı, onlarca suç delili, isnadı olmasına ve aylardan beri tutuklu olmasına rağmen, aylardan beri İBB eski büyükşehir Belediye Başkanı için meydanlara, sokaklara, yollara düşerken, her yerde imza çadırları kurarken, aynı işlerin binde biri kadar bile olmayan (görünen) birini pat diye ihraç etmeye kalkıyor.

İşte burasını anlamak istiyorum.

Niyazi Atare 'nin almaya kalktığı para küçük olduğu için mi böyle?

Daha büyük olsaydı mesela?

Chp burada sanki "ADAM KAYIRMA" cılığı yapıyor gibi.

İmamoğlu'na bakıldığında Chp Atare'ye ayıp etmiş olmaz mı?

Ne dersiniz?

Eğer " masumiyet karinesi " İmamoğlu için varsa, Atare için yok mu?

Ya da, Atare için adalete yardımcı olmak varsa, İmamoğlu için yok mu?

Chp ' nin öncelikle bu ikilemi halletmesi lazım derim.

CHP'nin bir milyonluk rüşvet iddiasıyla tutuklanan Niyazi Atare'ye gösterdiği tepkinin aynısını, yüz milyarları bulan yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet, suç örgütü kurmak, tehdit, şantaj, irtikap, ihaleye fesat dahil onlarca suçtan yargılanan Ekrem İmamoğlu için de göstermesi gerekir. 

 

#SöylerimGeçerim