BEHLÜL DÂNÂ OLMAK
Vakti zamanında, Harun Reşid dönemi.
Harun Reşid, Abbasi Hanedanlığının en meşhur halifesi.
Hükümranlığı sırasında devlet sulh ve selamet içinde oldu.
Harun Reşid, yanıbaşından Behlül Dânâ'yı hiç ayırmazdı.
Hâl ehli.
Deli de der bazıları Veli de.
Ama koskoca Hükümdar ve Halifenin en sadık yareni.
Sözünü esirgemeyen.
Yol gösteren.
Dostunun zerre kadar dahi hata yapmasına razı olmayan.
Behlül Dânâ hem veli, aynı zamanda son derece mukallid biri. Söyleyeceklerini çoğu zaman hareketleri ile, yaptığı esprileri ile anlatan biri. Bazen de kitabın tam ortasından, pat diye söyleyen. Sözünü asla esirgemeyen. Bazen Halifeyi dahi çileden çıkaran..
Ne olursa olsun, Harun Reşid onu asla bırakmıyor yani.
Biliyor ki, Behlül bir şey yapıyor, diyorsa mutlaka sebebi vardır.
Behlül, Harun Reşid'e hem yoldaş, hem sırdaş, hem de kardeş...
---
31 Mart yerel seçimleri ve sonrasında Muğla'da yaşananları hepimiz biliyoruz. Bunları açık açık, kimseden korkmadan defalarca dile getirdik.
Yapılan hataların, gönüllere verdiği zararı, davaya verdiği zararı, AK Parti'ye verdiği zararı, Muğla'ya verdiği zararı defalarca yazdık..
Bakara Suresi 216 da Rabbimiz bize Seslenir;
"Sizin şer bildiğiniz bazı şeylerde hayır, hayır bildiğiniz bazı şeylerde şer vardır. Bunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.."
Der.
31 Mart seçimleri ve sonrasında Muğla'da yapılan hatalar, yaşanan hadiseler, bizim beşeri gözümüzle şer olarak gördüğümüz şeyler. Lakin Ayet bize başka bir şey daha söylüyor.
---
Bu seçimler ve sonrasındaki hadiseler bana göre son derece muazzam bir hayrı beraberinde getirdi.
Daha evvelinde, bu davada olup da, bir araya gelmeyi, yanyana, kolkola bırakın durmayı, birbirlerine selam bile vermeyenler, akıllarını başlarına aldılar. Ne yapıyoruz, ne yaptık, neden oldu sorularını birbirlerine sorar oldular. Eksikleri, hataları, yanlışları görme yeteneği kazandılar. Bir olmayı becerdiler. Herkes geçmişten ders de alırsa mesele kalmaz diye düşünüyorum. Yoksa, bir Behlül az gelir bu meydana.
İnşallah en tepeden, en alttaki dava delisi kardemize kadar hiç kimse, daha düne kadar atlatılan badireleri, bugüne gökten zembille indiğini zannederek unutuvermez.
---
Kralların soytarısı çok olur derler. Kral ölse de soytarılar kendilerine yeni kral mutlaka bulurlar.
Ne lazım ona bakmak gerek. Soytarı mı, Behlül mü?
Behlül'lerden pek bulunmaz. Kıymetini de iyi bilmek lazım.
---
AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör mazbatasını aldı. Yeni yönetimi elbette oluşturmak kolay değil. Kendi içinde bile güç mücadelesinin sonuna kadar var olduğu bir süreç aynı zamanda.
Cengizhan Güngör'ün başarılı olmaktan başka yolu yok. Salt, bir taraf mutlu olsun, sorun ve sıkıntı çıkarmasın da ne olursa olsun mantığı ile hareket etmesi, kendisini, dolayısı ile Partiyi başarıya götürmez. Moral ve motivasyona ihtiyacı olan Muğla’nın ta kendisidir. Sen, ben, eş, dost, arkadaş, abi falan değil. Cumhurbaşkanımız birgün gelir, hesabını sorar. Nerede Muğla dediğinde, o güne kadar dipdibe olanların gölgesi bile kalmaz. Bunu çok ama çok iyi tahlil etmek lazım. Nihayetinde yanıbaşınıza, yönetiminize koyacağınız insanlarda aranacak ilk şart onun, bunun adamı olma kriterinden ziyade, ne kadar Behlül olduğuna bakmak daha doğru olacaktır.
Yola çıkılacak ekibi yolda bulduklarından yapanların akıbeti hep hüsran olmuştur. Hüsran olmakla da kalmamış, gövdeye, Davaya, Partiye de muazzam zarar vermiştir.
---
Acizane Muğla'nın 13 ilçesinde bulunan binlerce kardeşimiz, dostumuz ile istişare ediyoruz.
Çok rahat diyebilirim ki; hiç şu, bu taraf demeden, herkes Cengizhan Güngör'e güveniyor. Başarabileceğine inanıyor. Destek verilmesi gerektiğine inanıyor.
Ancak...
Tam da burada herkesin 'AMA' ile devam eden çekinceleri az değil hani.
Özellikle Bodrum, Milas ve Fethiye ilçelerindeki kangrene dönen meseleler.
Yeni il yönetimi, görevden alınanlarla yapılacaksa..
Muğla'yı 9 ayda bu hale getirenler hala kalmaya devam edecekse..
Kamu kurumlarındaki o bilinen, bilinenin dışındaki bilinmeyenlere göz yumulacaksa...
Hasılı.
Herkes Cengizhan Güngör'den Recep Tayyip Erdoğan'a layık bir il başkanı olmasını bekliyor. Kimsenin adamı olmasın yeter diyor. Bunu da yönetimine alacakları kişilere bakarak karar verecek bu kesin...
İmkansız mı?
Hayır.
Zor hiç değil.
Hiç gitmeyecekmiş gibi gelenler, arkalarına yıkılmaz ve yok olmaz dedikleri güçle, dokuz ay anca dayanabildi. Cengizhan Güngör masa başı, ptotokol başkanlığını bir kenara bırakır, dağ-bayır, köy-köy, harıl-harıl çalışan bir ekip kurarsa...
AK Parti için zafer yakın olur...
Acizane ben Cengizhan Göngör'den, daha koltuğa oturur - oturmaz ilk yaptığı işin, kalben, fiilen, aynı düzlemde devam ettiğini gördüğüm müddetçe, gece-gündüz arkasında, yanında olacağımı şimdiden ifade ediyorum.
Neydi o ilk icraat;
Çiçek, çelenk, plaket yerine Gazze'ye yardım..!
Vesselam.
#SöylerimGeçerim

