KİMDİR BU YAHUDİ
Tarihin hangi dönemini ele alırsanız alın, ne zaman bir karışıklık, fitne, bozgunculuk olmuşsa, orada mutlaka Yahudilerin parmağını görürsünüz.
Yahudilerin yaşadığı yerde asla huzur ve barıştan söz edilemez.
Bunun sebebini önce çok iyi analiz etmek gerekir.
Bir kere Yahudiler, kendilerini, diğer bütün canlılardan üstün görürler.
Onlara göre yahudiler Nur-u Ziya'nın soyundan geldiğine inanır.
Nur-u Ziya, yani şeytan.
Haşa ve Kella, yahudiler kendilerinin Nur-u Ziya ile Hz. Havva'nın çocukarı olduğuna inanırlar. Nur-u Ziya, yani şeytan ateşten yaratılmıştır. Diğer insanlar ise, topraktan yaratılan Hz. Adem'den gelir derler.
Ateşin topraktan üstün olduğuna inanarak, diğer bütün insanların ancak yahudilere kölelik etmek için yaratıldığını..
Dünyanın neresine giderseniz gidin, soyun babadan devam ettiği kabul edilir. Yahudiler hariç. Yahudiler soyun kaynağını anaya bağlarlar. Eğer bir çocuk yahudi bir anadan doğmuşsa konu onlar için kapanmıştır. Babanın kim olduğu onlar için bu kadar önemli değildir. Yahudiler kendi dinlerini bu nedenle yayılması için çaba sarfetmezler. Ancak çoğalmak, üremek en büyük emelleridir.
Yahudiler hiçbir zaman ahitlerinde durmamışlardır. Verdikleri söze güvenilmez. Bu hiçbir zaman değişmez.
Yahudiler, kendilerine vaad edilen toprakları elde edene kadar her şeyi yapma hakkını kendilerinde görürler. Başkalarının mallarını gasp etmek, çalmak onlara göre helaldir. Çünkü yahudi olmayanların malları da onlarındır. Kendi mallarını çalmak neden haram olsun derler. Bugün Filistin'de yaptıkları şey de tam da budur. Zorla gelir, burası benim der olur biter.
Bugün Filistin'de, Müslümanlar değil de, mesela Hristiyanlar olsa idi, Yahudiler için kural hiçbir şekilde değişmeyecekti. Çünkü onlar için asıl olan vaadedilmiş toprakların Yahudilere verilmesi meselesidir.
Yahudileri çok iyi anlamaz isek, onların dünyanın başına nasıl bir bela olduğunun farkına varmaz isek, katil maskesini çıkarır ve size kendisini masum, aşağılılanmış, hakları gasp edilmiş, hatta soykırıma uğramış gibi gösterir.
Yıllarca böyle olmadı mı?
Filistin'e çöken Yahudiler, bunu unutturmak için tüm dünyada holokost uydurmasını yayarak masum rolü üstlenmedi mi? Bugün dahi aynı Yahudiler, hiç suçlu değilmiş gibi, Gazze yaptıkları akıl almaz katliamları, taş attı, sopa kaldırdı diyerek pekala meşrulaştırmaya çalıştığını görmekteyiz.
Yahudi.
Bu emellerine ulaşabilmek için dünyayı resmen kullanmıştır. Bütün sektörlerde söz sahibi, kapitalin başı, fönansörü olmuştur. Dünya üzerinde hangi köşeye giderseniz gidin işte bu acı tablo önünüze mutlaka gelecektir.
Yahudi, kurtuluşunun yegane sebebini vaadedilmiş toprakları ele geçirmekte görür. Bunun sebepleri çok açıktır. Yahudiler Peygamberlerine verdikleri hiçbir sözü tutmamışlardır. Daha da ileri giderek, Hazreti Zekeriya Aleyhisselamı diri diri ortadan ikiye bölmüşlerdir. Bununla da yetinmeyen yahudiler, Hazreti Harun'u da idam etmişlerdir.
Aynı yahudiler Hazreti İsa'yı da çarmıha germişlerdir.
Kur'an-ı Kerim'de apaçık bir şekilde Allah yahudilere lanet etmiştir. Bunun ötesi yoktur.
İşte bu yahudiler, Allah’ın lanetinin üzerlerinden kalkması için vadedilen toprakları elde etmekle ulsiabilevekkerini, aynı zamanda da Hz. Süleyman'ın mabedini yeniden yapmakla mümkün olacağına inanırlar. Bunun için de herşeyi yapmaktan asla geri durmazlar.
Bir yahudi, doğduğu an itibariyle bu kin ve nefretle yetiştirilir. Yahudi olunmaz derler, yahudi doğulur. Sonradan yahudi olanlar bile, yahudi anadan doğana göre farklıdır. Yani bu kadar bağnaz, bu kadar fundamantal bir inanışa sahiptirler.
Bugüne kadar İslam üzerine ne kadar atılı fiil, suç, isnat varsa hepsi asıl ve net olarak yahudilerde vardır.
Köktendinci bir anlayış aranacaksa, bunun tek adresi Yahudilerdir.
Fundamantalist bir yapı aranacaksa bunun adresi Yahudilerdir.
Bağnaz, tutucu, gerici ve nihayetinde kindar bir adres aranacaksa, bu kesinlikle yahudilerdir.
Ancak yahudiler, yüzyıllardan beri elde ettikleri maddi güçler sayesinde, kendilerinde olan bu vasıfların tamamını, reklam, film, kitap, gazete, dergi, basın, yayın ve diğer ne kadar yol varsa kullanarak, Müslümanların üzerine atarak, keyiflerine bakagelmiştir.
Gazze bu oyunu yerle bir etmiştir.
İslam'ı kötülemek ve karalamak, aynı zamanda kirli, pis emellerine ulaşmak için, kendi kurdukları terör örgütlerini güya İslam'mış gibi göstererek, Afganistan'ı, DEAŞ'ı, İran'ı İslam gibi göstermişlerdir.
Dünyada eğer bir şeriat devleti aranacaksa, bunun tek adresi katliamcı, soykırımcı, haydut İsrailden başkası alsa olamaz.
Bugün yeryüzünde kendi sapık, sapkın ve kanla beslenerek kurtuluş arayan tek Şeriatçı ülke katil israilin ta kendisidir.
İsrail kanunları tahrif ettikleri Tevrata göre yapılmıştır. Cuma akşamından, Cumartesi akşamına kadar israilde uçak uçmaz. Et be süt aynı sofraya konmaz. Televizyon asla izlenmez. İnternet asla açılmaz. Her hafta aynı gün sadece kendi inançlarını yaşarlar.
Tam 39 işi yapmak KESİNLİKLE yasaktır.
Bunlar bir Dini vecibe değildir yahudilikte. Kesin ve net olarak; YAHUDİ OLMANIN ŞARTIDIR.
Eğer bunları yapmazsan günahkar olursun gibi bir şey değildir yani. Bunları yapmazsan YAHUDİ OLMASIN demektir.
İslam'da, bir vecibeyi, mesela Namaz kılmazsan günah, kılarsan sevap kazanırsın. Ama asla İslam’dan çıkmazsın. Ancak yahudilikte böyle hoşgörü bulamazsınız. Yapmazsan yahudi sayılmazsın o kadar. Şimdi kim bağnaz, kim tıtucu, kim fundamantalist yeniden düşünelim olur mu?
Her yahudi, günde üç defa tallut dedikleri biz bezin altına girer. Kollarını iple bağlar, bu şekilde dua etmek zorundadır. Hamursuz dedikleri bir haftalık bayramda, maya değmiştir, kırıntısı kalmıştır diye bütün evi baştan sonra defalarca dezenfekte ettikleri gibi ayrıca folyo ile kaplarlar.
Yahudilerin evinde yemek kapları, kaşık, çatal, bıçaklar dahil herşey ayrıdır.
Et yemekleri için ayrı, süt yiyecekleri için ayrı takımlar kullanılır.
Bir yahudi eğer tatile bile gidiyorsa, yanında kendi takımlarını götürür.
Gerisini siz düşünün.
Kaşerut listesinde olmayan hiçbir yiyeceği yemezler.
Şohet kasaplarından başka hiçbir yerden et almazlar.
Yahudiler kanlı et tüketmez.
Kanlı et tüketmeyen yahudiler, hergün kirli emellerine ulaşmak için binlerce insanın kanını dökerler. Tezatı siz tasavvur edin.
İslamdaki ÖRTÜNME emrini alçakça eleştiren cahil ve katil tayfasının, tahrif edilmiş yahudilikteki örtünmenin nasıl olduğunu hiç dile getirdiğini duydunuz mu?
Yahudilerde kadınların pantolon giymesi yasaktır.
Evli kadın başını örtü, bone veya perukla MUTLAKA kapatması şarttır. Hatta bazı yahudi tarikatlarinde, Afganistan'daki burkayı aratmayan giysiler giymek zorundadır. Harediler buna bir misaldir.
Düğünler başta olmak üzere yahudiler hiçbir yerde kadın-erkek aynı yerde eğlenmez.
Çocuklar üç yaşına gelince ilk kez saç traşı olur ve zülüf bırakırlar. Bu olmazsa olmaz kuraldır.
Hiç kimse başına buyruk olamaz. İsrailde yaşayan bütün ailelerin bağlı olduğu bir haham vardır. Bu hahamlar sürekli olarak o ailelerle irtibat halindedir. Ne yapacaklarını, ne yapmayacaklarını, ne alacaklarını, ne almayacaklarını.. herşeyi onlar belirler. Düşünsenize, Türkiye'de İmamların bir ailenin ne yapıp yapmayacağına karıştığını!!!.
Yahudi, kendi kurallarını asla ihmal etmez. Başkalarının kurallarını ise yerden yere vurur.
Harediler..
İsrail ve yahudi nüfusunun artmasında, yahudiliğin kesin bir şekilde uygulanmasında en büyük söz sahibi onlar. Katliamcı İsrail nüfusunun %15 ini bunlar oluşturur. Her yahudi kadın minimum 7 çocuk doğurur. Bu kuraldır.
Yahudilerde akraba evliliği çok yaygındır.
Evliliklerin %80 i görücü usulü ile yapılır.
Yahudilerde amca ile yeğen evlenebilir !
Hadi bunu da meşru görebilecek İslam düşmanları var mı diye sormadan geçmeyelim.
Dünya üzerinde bütün teknolojileri elinde bulunduran yahudilerin kendilerinin akıllı telefon kullanmadığını, kendileri için koşer telefon yaptıklarını biliyor musunuz?
Et ile süt aynı anda asla yenmez. İkisi arasında 6 saat geçmesi gerekir.
Yahudi olmayan kim varsa, hepsi yahudilere hizmet etmek için yaratıldı !
Yahudi olmayanlar, insan kılığına girmiş hayvanlardır !
İşte bütün mesele budur. İsrail ve bütün Yahudilerin, yahudi bir anadan doğmadan herkese bakışı budur.
Onun için çalarlar.
Gasp ederler.
Çökerler.
Öldürürler.
Yok ederler.
Yağmalarlar.
Dönüp arkalarına bile bakmazlar.
Bakacakları hiçbir şey yoktur da. Çünkü onlar özel, diğer tüm cansız ve canlılar onların kölelerdir.
Konu bu kadar açıktır.
Evsngelizm ve siyonizm birbirlerine muhtaçtır. Birbirlerinin esiridir. Ancak daha da önemlisi; evangelizm siyonizmin esiridir.
Bugün Amerikayı Amerikalılar değil, evangelistler yönetiyor. Evangelistleri de yahudiler.
Evagelistler, Tanrı'nın imparatorluğunun yeniden kurulması için, Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne inmesini beklerler. Bunun olabilmesi için de Yahudilerin Filistin topraklarında, güya vadedilen topraklara yerleşmesi gerektiğine inanırlar.
Amerikanın %25 ini evangelstler oluşturur. Ancak Amerikan ekonomisinin %70 ini ellerinde tutarlar. Amerikan siyasetini onlar belirler. Valilerden yargıçlara kadar her alanda mutlak etkindir.
Evangelizmin, katliamcı İsraile verdiği sonsuz desteğin arkasında yatan yegane amaç işte budur.
Gücü elinde tutan Amerika ve yahudiler, asla bir arada yaşamayı göze alamamış olmalarına rağmen, inançlarının gereği olarak hedefe ulaşmak için dünyayı kana bulamaya hazırdır.
Peki İslam Alemi?
İslam Aleminin buradan çıkaracağı tek ders vardır;
Gazze...
Allah, Kendisinin taraf olmadığı bütün güçler bir araya gelse dahi, elinde bir tek taşı, kabında bir damla suyu, kursağında bir lokma yiyeceği olmayan, ancak TARAF olduklarını mutlak galibiyetle mükafatlandırır.
İşte Gazze bunun muhteşem bir misalidir.
Gazze herşeyi yerle bir etmiştir çünkü.
Japonya'ya atılan bombalardan misli misli fazlasını Gazze'ye atanlar kaybetmiştir.
Kendini Müslüman olarak gören herkesin bu şuurla nefes alması, adım atması şarttır.
Müslümanlar olarak bizlerin, Allah'ın şu Ayetini çok ciddi bir şekilde yeniden tefsir etmemiz gerektiğini ortaya koymuştur;
وَقَاتِلُوا ف۪ي سَب۪يلِ اللّٰهِ الَّذ۪ينَ يُقَاتِلُونَكُمْ وَلَا تَعْتَدُواۜ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُعْتَد۪ينَ
Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Fakat Allah’ın koyduğu kuralları çiğneyerek haddi aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.
(BAKARA SURESİ ; 190)
Allah bize, sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın diye emrediyor.
Allah münferiden emir veriyor. Bir araya gelip ordu kurun da savaşın demiyor.
Dolayısı ile, Allah yolunda savaşmak için kuralı Allah koymuştur.
Buradan şunu arz etmek istiyorum;
O devlet, bu devlet, şu devlet değil mesele. Devlet savaşıyorum dese ben de hazırım demek de değil mesele. Allah yolunda savaşmanın şartı içinde böyle bir şey yok aziz dostlar. Elimizde ne varsa, hangi sahada isek, onunla savaşmak emri vardır.
Bir Sumud Filosunu düşünmemiz yeterlidir. Yüzlerce devletin yapamadığını, yüzlerce insan yapabilmiştir. Demek ki binlerce, onbinlerce, yüz binlercesi neleri yapmaz demek gerekir.
Vesselam.
#SöylerimGeçerim

