HASBÎLER VE HESABÎLER
Din Vatan ve Millet uğrunda mücadele edenlerin içinde daima hasbiler ve hesabiler olmuştur! Ve Kıyamete kadar da olacaktır!
Yani hiçbir menfaat beklemeden mal ve canlarını fadaya hazır gönül erleri HASBİLERle, çıkarları için koşan ve sadece sinekler gibi Mal ve Makamlara konan hesab adamları HESABİler!
Tartışmasız Liderlerimiz Peygamberlerin bile çile dönemelerinde yalnız hasbiler var iken, iktidarlarının ganimet dönemlerinde saflara hesabiler de katılmışlar!
Sevgili Peygamberimizin çile ve işkence dolu Mekke’deki davet ve tebliğ döneminde hesabi kişi bulamazsınız!
O dönemde Müslümanların Safında gözümek demek, bedel ödemek yani dayak yemekti.
Hesabiler o dönem niçin gelsinler ki?
Çünkü dayak yemek var! Kaymağın yağını yemek yok ki!
Ama Sevgili Peygamberimiz ve hasbi Ashabının Medine döneminde hesabiler ne büyük fitnelere sebeb oldular!
Bedir, Uhud gibi Dinimizi ve Devletimizi koruma Savaşlarının tamamında Mücadeleyi sabote ettiler.
Müslümanları yarı yolda bıraktılar!
Kimi hesabiler de Feto gibi Düşmanların saflarına katıldılar!
Her Zaferden sonra da utanmadan, “Size; evlerimizin emniyeti yoktu onun için katılamadık ve biz de siz yokken Medine de nöbet tuttuk çoluk çocuklarınızı koruduk, bize de ganimetlerden (imkanlardan) verin” dediler!
Müslümanlar, bu Münafıkların fitne fesadından çektikleri manevi eza ve cefayı Mekke Dönemindeki müşriklerden bile çekmemişlerdi!
İfk hadisesi gibi iftira, şantaj ve zorluk günlerinde kaçmak gibi tuzaklar hep bu hesabilerin nifaklarıydı!
Hz. Ömer (r.a)’in Şehadetine kadar başarılı olamayan ve arzuladıkları mal ve makamlara konamayan bu hesabiler Hz. Osman (r.a) İktidarında yaşlılığından ve aşırı merhametinden yararlanarak getirildikleri makamları kullanarak fitne ve fesadın kapısını açmayı başardılar!
Hem de Fetö vb. grublar gibi elde ettikleri mal ve makamlar eliyle bu ihanetlerini acımasızca yaptılar!
Ve önce kendilerini bu makamlara getiren Hz. Osman (r.a)’ı şehid ettiler!
Sonra Cemel Vakasını tezgahlayarak Sahabeyi bile birbirine savaştırdılar!
Sonra Muaviye’nin etrafını saran hesabiler Sıffın Savaşındaki korkunç tezgahlarından sonra da bizzat İlmin Kapısı, Allah›ın Arslanı Hz. Ali’yi kendi hesabi askerleri Harici zındıkalarına şehid ettirdiler!
Hasbiler; makamlara talib olmadılar!
Hesabiler; makamları elde etmek için devamlı hesab içinde oldular! Ve makamlarla mallarına mal kattılar!
Hasbiler; darlık, yokluk zamanında gözükürler ve hatırlanılırlar!
Hesabiler; Medine hurmalıkları gözükünce yani zaferden sonra gözükürler! Darlık zamanında sıvışırlar!
Hasbiler; Silahlara göğüslerini siper, Tanklara da Cesetlerini takoz yaparlar!
Hesabiler; Sokağa çıkacakları saatin hesabını yaparlar!
Sis bulutlarının ve zulüm karanlıklarının bitmesini beklerler!
Hasbiler; Beraber yürüp, beraber ıslandıkları yollarda vefasızlığa uğrasa da Öncülerini asla terk etmezler! Çünkü Din, Vatan uğruna sırf Şehadeti umarak Allah rızası için yürürler!
Hesabiler; Yollarda yürümediklerinden hiç ıslanmadan ve utanmadan hasbileri tasfiye ettirerek mal ve makamlara ulaşırlar!
İşte 15 Temmuz!
Tıpkı daha evvel AK Partisindeki hesabi AKP’liler eliyle tasfiye ettirdikleri hasbi kadroların yokluğundan yararlanarak İktidarımıza ve Devletimize hazırladıkları sinsi Şeytani bir tuzaktı!
Ama bu tuzağı yine Prof. Varank, Ömer Halis, Muhammed Fazıl gibi hasbiler bozdu elhamdulillah!
Hiçbi beklentisi olmayan varoşların sakinleri hasbiler Ordusu Allah’ın görülmeyen Ordusuyla el ele gönül gönüle vererek; hesabi şaytanların planlı, silahlı, uçaklı tanklı orduların hesabilerin hesablarını altüst ettiler elhamdulillah!
Hesabi Münafıklar yenildi!
Hasbi Muvahhidler kazandı elhamdulillah!
Ama korkarım siperlerinde suskun pusuda bekleyen yeni hesabiler; yeniden hasbilerin gönüllerini kıracak şekilde mal ve makamları işgal edeceklerinden endişelerim var!
Onun için İktidar partisi, içindeki AKP’li hesabileri acele temizlemesi ve yolda beraber yürüdükleri hasbi kadroları yolda buldukları hesabilere tercih etmesi İmani, Vicdani ve İnsani görevleridir!
Bakalım tüm kadrolaşmalarda, İlçe ve İl Kongrelerinde çok özlediğimiz bu Hak, adalet, ehliyet, emanet, sadakat ve vefa değişimini görebilecek miyiz!?
Bizleri hep arkadan hançerleyen hesabileri kovup, unutulsalar da ve kovulsalar da her zaman ve şarta çekinmeden destekçilerimiz olan hasbi kardeşlerimize kavuşabilecek miyiz!?
Yaratıcımız, Yaşatıcımız ve Yöneticimiz Allah (c.c), Bizi daim Hasbi Kullarından eylesin!
Paraşüt ekibi Hesabilerden de bizi daim uzak eylesin!
Amin.
Tatil olması dileğiyle Cuma bayramımız mübarek olsun!
Selam, sevgi ve duayla..
(NOT ; Bu yazı Şevki Yılmaz'ın www.habervakti.com daki köşesinden iktibas edilmiştir.)
#Haberb24
ŞEVKİ YILMAZ KİMDİR?
Şevki Yılmaz, 1955 yılında İzmit'de doğdu. İmam Hatip Lisesi'nde öğrenim gördü. Derince Lisesi`ni de dışardan bitirdi.

1974'te de MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı'nda Bakanlık özel kaleminde memuriyete başladı! 1980 senesinde de İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde Fıkıh ve Kelam Bölümünden mezun oldu. İslam Enstitüsünde okurken Kartal Müftülüğünde Murakıb olarak görevine devam etti! 1982'de Avrupa Milli Görüş Teşkilatları'nda Avusturya bölge başkanlığı görevine getirildi.

1984 yılında da teşkilatın tanıtmadan sorumlu genel başkan yardımcısı oldu. 1994 yılında Mahalli İdareler seçimlerinde Rize Belediye Başkanı oldu! 1996 Yılında Refah Partisi`nden (RP) Rize 20. DÖNEM milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. 28 Şubat 1997 Post Modern Hukuk darbesi süreci sonrasında Necmeddin Erbakan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, İbrahim Halil Çelik, Hasan Hüseyin Ceylan, Şükrü Karatepe, Bekir Yıldız, Selahaddin Aydar, Hasan Celal Güzel ile birlikte siyasi yasaklılar arasında yer aldı ve bu süreçte Avrupa'ya giderek çalışmalarını burada sürdürdü.

Ve Hicretinden yedi yıl sonra 19 Eylül 2004 tarihinde de yurda geri döndü. 1922 yılında Rize'den İzmit'e göç eden eski Karamürsel Müftüsü Ali Efendi'nin (r.a.) oğlu Şevki Yılmaz; 1955`de İzmit`te doğdu. İlkokulu 1967`de İzmit`te bitirdi. 1973 yılında İzmit İmam-Hatip Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Derince Lisesini de dışardan bitirdi. 1974 yılında MSP-CHP koalisyonunda, Adalet Bakanlığı Özel kalemi olarak görev yaptı. Şevki Yılmaz, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü-Fıkıh Kelam bölümünden 1980 yılında mezun oldu. Yüksek Öğrenim yıllarında Kartal Müftülüğünde Murakıb olarak memuriyet hayatına devam etti. 1982 yılında Avrupa Milli Görüş Teşkilatları Avusturya Bölge Başkanlığı görevine getirildi.

Daha sonra 1984 yılında, Avrupa Milli Görüş Teşkilatları`nda 10 yıl sürecek olan tanıtmadan sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. İlk defa, siyasete resmi olarak 1987 yılında adım attı. Ana-baba ocağı olan Rize'den aday gösterildi. 1994 yılında mahalli idareler seçimi yapılacaktı. Refah Partisi süratle yükselişine devam etmekteydi. Belirli bir kesimin son derece rahatsız olduğu bu yükselişin önüne geçebilmek için, seçimler öncesine yoğun bir RP karşıtı propaganda başlatılmıştı. Türkiye gündemi Şevki Yılmaz`la ilk defa bu esnada tanıştı. Hemen akabinde, RP kurmaylarına yönelik benzeri görülmemiş iftiralar, karalama kampanyaları başlatıldı.

Tüm bu olumsuz şartlara rağmen, Belediye Başkan adayı olarak girdiği bu seçimde, ekibiyle birlikte yoğun bir seçim çalışması ve Allah`ın yardımıyla, %40 oy alarak Belediye Başkanı seçildi. Türkiye genelinde olduğu gibi Rize`de de büyük bir zafer kazanılmıştı. Bir Genel Başkan ve Başbakan şehri olan Rize`de, seçimleri Şevki Yılmaz`ın kazanması bazı çevrelerde büyük rahatsızlıklar meydana getirdi. BİYOGRAFİNİN TAMAMI İÇİN www.sevkiyilmaz.net


